Uçak düşürmek için 700 milyon TL?

ABD Savunma Güvenlik ve İşbirliği Dairesi, Türkiye’nin 700 milyon TL karşılığında 140 adet havadan havaya AMRAAM füzesi almak için başvurduğunu açıkladı. Yani sadece, savaş uçaklarının başka savaş uçaklarını vurabilmesi için kullanılacak onca para. Dev bir bütçe toplumun acil ihtiyaçları yerine savaşta uçak düşürmeye, barışta da depoda çürümeye yatırılacak. Oysa bu parayla o kadar çok şey yapılabilir ki…

Veriler: ONUR EREM

Görsel: KENAN ÇAKANEL

(Gerçek boyutunda görmek için görsele sağ tıklayıp “resmi gör/view image”a basın)

infografik

Bu reklamlar hakkında
Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum yap

Beyoğlu’nda örgütler ve mahalle dernekleri Gezi Parkı’na açık kürsü istiyor

BEYDER Başkanı Tahir Berrakkarasu: Gezi Parkı’nın meydana bakan tarafında, merdivenlerin hemen üstünde herkesin kullanımına açık bir kürsü yapılması için Beyoğlu’ndaki yerel unsurlarla birlikte Valiliğe başvurmayı planlıyoruz

ONUR EREM 22.07.2014

Türkiye ve İstanbul’un en önemli merkezlerinden biri olan Beyoğlu’nun eğlence sektörü, son yıllarda en kötü dönemini yaşıyor. Masa yasaklarıyla başlayan bu dönem Gezi’den beri polis şiddeti nedeniyle esnafın iş yapamaması, İstiklal Caddesi’nin zemininin bozulması, Taksim Meydanı’nın her yağmurda göle dönüşmesi ile devam ediyor. Beyoğlu’ndaki esnafın ve eğlence sektörünün en önemli temsilcisi BEYDER’in başkanı Tahir Berrakkarasu ile esnafın durumunu ve Beyoğlu’nun geleceği hakkındaki düşüncelerini konuşmak üzere buluştuk.

>> Bir yıl önce sizinle yaptığmız söyleşide Gezi’deki polis şiddeti nedeniyle iş yapamadığınızı, esnafın bir önlem paketine ihtiyacı olduğunu söylemiştiniz. Aradan geçen bir yılda talepleriniz ne kadar karşılandı? Esnafın durumu nasıl değişti?

Gezi’nin ardından, sertlik azaldıktan sonra, Ağustos ayında bir talep listesi hazırladık. Kredilerin ertelenmesi, borçların yeniden yapılandırılması, bu süreçte iş yapamamış veya dükkanı zarar görmüş esnafı rahatlatacak önlemler talep ettik. Cumhurbaşkanlığı’ndan Beyoğlu Belediyesi’ne kadar, özel bankaların da olduğu 29 kuruma mektup yolladık. Cevap bile verilmedi bu taleplere.

http://media.sondevir.com/250x190/2013/06/13/taksim-temizlik.jpg

“Masa operasyonunun ardından belediye yetkilileri kurunun yanında yaş da yandı dedi. Belediyenin görevi kuruyu yeşertmek olmalıydı. Bir sorunumuz da KOBİ kredilerinden faydalanamamamız. Bu kredileri kullanmamıza alkol sattığımız için izin verilmiyor.”

Türkiye’de masa-sandalye operasyonu yapılan tek yer Beyoğlu. Bu operasyonlardan sonra sadece masası olan mekanlar değil, gelen insanlardan beslenen tüm esnaf zarar gördü. Sinemalar ve tekstil şirketleri de buna dahil, BEYDER Başkanı olarak hepsiyle konuşuyorum. Bir kısmı zaten banka kredileriyle ayakta duruyordu. Zorunlu ödemeler dışındaki borçlarını ödeyemez hale gelmişlerdi, örneğin devlete olan sigorta borcu. Devlet bu borcu, ödemeyi aksatmama şartıyla yapılandırdı. Gezi’de geliri kalmayan esnaf ödeme yapamayınca yapılandırma bozuldu, borç faiziyle arttı.

Gezi’de esnaf olarak biz de parkın içindeydik. Oradaki kitle bizim müşterimiz, arkadaşlarımız, dostlarımız. Biz Gezi boyunca “bizi taraflaştırmayın” dedik. Biz kendimizi eylemci veya polis karşıtı olarak değil, şiddet karşıtı olarak konumlandırdık. Şiddeti orantısız bir şekilde uygulayan ise polis oldu. Taksim’e insanları sokmadıkları yetmedi, İstiklal’den Tünel’e kadar insanları kovaladılar. Gezi Parkı’na kimseyi sokmamak için çembere almak başka bir niyet, 100 metre ötede seninle dalga geçen, slogan atan insanları kovalamak farklı bir niyet göstergesi. İstiklal’i geçtim, ara sokaklarda, akrepleri, yılanları, böcekleri niye sokuyorsun? Biz bu şiddete karşı çıkınca “eylem yanlısı” diye yaftalandık. Biz öyle bir şey söylemedik ama öyle anlamak istiyorsanız öyleyiz. Bundan dolayı mı cezalandırıldık, kredi verilmedi, taleplerimiz reddedildi?

>> Şu anda zor durumda olan, söylediğiniz önlemlere ihtiyacı olan kaç esnaf vardır?

Şişli’den Karaköy’e kadar esnafın etkilendiği bu durum nedeniyle en çok zorda kalan esnaf İstiklal çevresindekiler. 500 ile bin arası esnaf vardır bir yardım paketine ihtiyacı olan.

Esnaf bu kötü günlerin geçeceğini düşünerek evlerini, düğününden, oğlunun sünnetinden kalan altınları sattı. Ama artık satacak bir şeyleri de kalmadı. Aileler yıkıldı bu nedenle. Herkes hayatının bu hale gelmesini kaldıramaz ki. İş yapamadığımız için boş oturmaktan harcamalarımız da normale göre arttı. Bizim taleplerimizin benzerleri, iktidarın oy alamadığı illerde zor durumda olan çiftçiler için hayata geçirildi. İstanbul’un kalbi denilen Beyoğlu için neden geçirilmesin?

>> Beyoğlu’ndaki dönüşümü ve ilçenin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Beyoğlu’nda her yer otele dönüşüyor. Peki her yer otel olursa turist otelden çıktığında nereye gidecek? Nerede eğlenecek? Anladığım kadarıyla bütün eğlence ve alışverişin AVM’ler içinde yapılması planlanıyor. Antalya’da her şey içinde bulunan 5 yıldızlı oteller gibi AVM’ler yapılması planlanıyor. Zaten şu anda bir AVM var İstiklal’de, ikincisi de yolda. Bu gidişle üçüncüsü de gelir.

>> Beyoğlu esnafı eylem yasakları hakkında ne düşünüyor?

Gezi Parkı’nın sürekli kapatılması, eylemlerin yasaklanması ve yaşanan gerginlikler, dışarı çıktığında kafasını dinlemek isteyen insanların başka semtlerdeki mekanlara yönelmesine yol açtı. Anneler, babalar genç çocuklarının Beyoğlu’na gitmemesi için yeminler ettirmeye başladı.

Bir önceki yıl inşaat var diye 1 Mayıs’a izin vermemişlerdi, bu yıl bir gerekçe olmadan yasakladılar. Sonra da çıkıp “Beyoğlu esnafının camı çerçevesi inmedi” dediler. Beyoğlu esnafına bir sorsunlar o gün dükkanlar iş yapabildi mi? Günlük ortalama 100 milyon dolar cirosu olan Beyoğlu o gün 1 milyonda kalmıştır. Dükkanların çalışanları bile işyerine gelemedi. Emniyet yetkilileri “En iyi, en huzurlu 1 Mayıs’tı” dedi. Beyoğlu esnafının eylemlerin engellenmesi talebi yok ki! İki yıl boyunca 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasına izin verdiler, o zaman esnaf çok daha mutluydu. 30 yılın en iyi 1 Mayıs’ı o iki yıldı.

—Asmalı Mescit için görüşmeler yapıyoruz—

Asmalı Mescit’te masaların şikayetler nedeniyle kalktığını söylüyor belediye. Şikayetlerden biri de sokakta yürürken ceketine bir masadan haydari bulaşan bir yurttaşa ait. O ceketteki haydariyi öpüp başına koysun. Hatırlatmak isterim ki 10 yıl önce o sokaklarda şimdiki kadar esnaf yokken gece yürünmüyordu, değil ceketi, ceketin içinden atletini alırlardı. Çeteler, kapkaççılar, tinerciler sokaktaki esnafın çabalarıyla bölgeden uzaklaşmışlardı.

Asmalı Mescit denilen yer bir mahalle değil, bir sokaktır. Belediye yetkilileri de bu konuda hata içerisinde. Bölgede Asmalı Mescit Sokağı’ndan çok daha geniş sokaklar var, belediye ile o sokaklara izin verilmesi için görüşmeler yapıyoruz.

—İstiklal Caddesi’nin vahim hali, 2 ayda çözülebilirdi—

İstiklal Caddesi çok vahim bir durumda, İstanbul’un ve Türkiye’nin vitrini, ana damarı. Taşlar oynadı, yerinden çıktı, asfalt döktüler, kapaklar taktılar. Yürümek dahi zor. Caddede her yürüyüşümde takılıp düşenler, üstüne su sıçrayanlar görüyorum. Turist dediğin binalara, etrafına bakarak yürür, yüzüstü düşüyorlar.

Biz belediyenin ne düşündüğünü öğrenmek için Büyükşehir’le görüşme talebimiz oldu ama görüşemedik. Meydan ve İstiklal Beyoğlu Belediyesi’nin değil, Büyükşehir’in kontrolünde. Kadir Topbaş’ın Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi için peyzaj ihalesini verdiğini veya vermek üzere olduğunu öğrenmiştik. Ama sonra Taksim Meydanı için yapılan plana yürütmeyi durdurma kararı verildi. İstiklal Caddesi’nin ne kadar böyle kalacağını söyleyecek kişi Kadir Topbaş’tır.

‘İZMİR NÜFUSU KADAR İNSAN’

Başbakanlık konutunun veya başbakanın evinin yakınında bir şey olsun, bir saat içinde düzeltiyorlar. Önceki yenilemede 2 yıl boyunca çamur içinde yürümek zorunda bıraktılar bizi ama isteseler İstiklal Caddesi’ni de 1 ayda hallederler. Üçüncü köprüdense İstiklal Caddesi’ni düşünmeleri lazım, buradan haftasonu her gün 3 milyon insan geçiyor, bu neredeyse bir İzmir nüfusu. Köprüden geçmeyecek o kadar kişi. Yaşlıların dinlenebileceği bankların olduğu, çöp atmak için çöp kutularının olduğu, daha yeşil bir İstiklal Caddesi istiyoruz. Ama bank talebimizi “sarhoşlar uzanır”, çöp kutusu talebimizi de “bomba koyarlar” diyerek reddediyorlar.

—Gezi Parkı’nın meydan tarafına kürsü istiyoruz—

Beyoğlu esnafı olarak eskiden birlikte çok sayıda proje geliştirir, mahallelerimizi güzelleştirmek için fikirler üretirdik. Ama birkaç yıldır bütün enerjimizi varlığımızı devam ettirme mücadelesine harcamak zorunda kaldık.

Beyoğlu herkesin gözünün üzerinde olduğu bir semt, bu nedenle herkes burada eylem ve basın açıklaması yapmak istiyor. Biz de insanların bu hakkını destekliyoruz. Bu nedenle Beyoğlu’nun yerel dernekleri ve semt dernekleri ile birlikte bir proje geliştirdik. Gezi Parkı’nın merdivenlerinin tepesine kürsü olarak kullanılacak bir platform düzenlemesi yapılmasını istiyoruz. Basın açıklaması yapmak isteyenler kullansın, Londra’daki Hyde Park gibi herkes görüşlerini ifade edebilsin. Bu projemizi İstanbul Valiliği’ne ileteceğiz. Kürsü düzenlemesine dair bütün harcamaları esnaf olarak karşılamayı taahhüt ediyoruz. Eğer kabul etmezlerse iyi niyetli değillerdir.

Söyleşi içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , | Yorum yap

Gençlik örgütleri “Gençlik İstihdamı Onyılı” için çabalıyor

07.09.2014

Avrupa’daki gençlik örgütleri Birleşmiş Milletler’in genç işsizliğine dikkat çekmek için ortak mücadele verecek. İspanya’daki Novia Salcedo Vakfı’nın koordinasyonuyla biraraya gelen örgütler Birleşmiş Milletler Genel Meclisi’nin 2019-2028 arasındaki on yılı Gençlik İstihdamı Onyılı ilan etmesi için girişimlerde bulunacak. Dünya çapında milyonlarca genci etkileyen bu soruna karşı ortak akılla çözümler üretmeyi amaçlayan kampanya ile dünyanın bu soruna çözüm üretme konusundaki isteksizliğinin aşılması hedefleniyor. Pegasus Projesi adı verilen kampanya şimdiden eski BM Genel Sekreteri Kafi Annan ve İspanya’daki yerel yönetimlerden Bask Hükümeti’nin desteğini kazanmış durumda.

Haber içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum yap

Avrupa’da stajyerler sömürüye karşı eylemde

18.07.2014

Avrupa çapında gençler, bu yıl ilki düzenlenecek olan 18 Temmuz Avrupa Stajyerler Günü kapsamında eylemler gerçekleştirecek. Stajyerlerin adil muamele görmediğini savunan gençler staj koşullarının kötülüğüne de dikkat çekiyor. Artan işsizlikle birlikte eğitim hayatından sonra uzun ücretsiz stajlar yapmaya zorlanmaktan şikayetçi oldukları gibi, bu stajlarda eğitim ve iş tecrübesi anlamında bir şey kazanamamaktan da rahatsızlar. Bugün bu konuda düzenlenecek eylemlerin en büyüğü Belçika’nın Başkenti Brüksel’de olacak. Çok sayıda genç, Avrupa Parlamentosu önünde bir protesto düzenleyecek. Protestonun ardından oturma eylemi, piknik ve atölyeler gerçekleşecek. Gençler Avrupa Komisyonu’nun gençlikten sorumlu üyesi Androulla Vassilliou ve Avrupa Parlamentosu Vekili, Yeşiller üyesi Karima Delli ile de görüşecek.

Haber içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum yap

Avukat Ömer Kavili’ye bir yıl dokuz ay hapis!

Toplum vicdanını yaralayan çok sayıda davada avukatlık yapmış Ömer Kavili, bir davada hakimi reddettiği gerekçesiyle bir yıl dokuz ay hapis cezası aldı. Kavili ile bu kararın arka planını ve etkilerini konuştuk

ONUR EREM 12.07.2014

Avukat Ömer Kavili’ye bir davada hakimin reddini talep ettiği için 1 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Kavili, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11 Temmuz Cuma günü verdiği bu kararın arka planını ve davanın açılışını şöyle anlattı: “Bir okul müdürünün yargılandığı davada, sanığın iddianameyi kötüye kullanmak suçundan değil resmi evrakta sahtecilik suçundan yargılanması gerektiğini savunmuştum. Ancak yargıç dava boyunca sanığı korurcasına tavır sergiledi, hata üstüne hata yapmasına rağmen itirazlarımızı dikkate almadı. Sonrasında ben konuşurken yargıç ve savcı fısıldaşmaya başladı. Bunun yasak olduğunu hatırlatmam üzerine sözümü keserek savcı kendi sözünü yazdırmaya başladı. Ardından sanık avukatına bile söz vermeden karar yazdırdılar. En sonunda tarafsız olmadıklarını ve bu yüzden onları reddettiğimi söyledim. Bağırmaya başladılar, mübaşire ‘avukatı salondan atın’ dediler. Yapamayacaklarımı söyleyince polis çağırdılar. Ben de “Değil polisle, orduyla bile beni çıkaramazsınız, yasalara aykırıdır” diyerek salonu kendim terk ettim. Ben salonu terk ettikten sonra tutanaklarla oynayarak ‘Bu davada hakimlik yapamazsınız’ sözüm yerine ‘Hakimlik yapamazsınız’ yazmışlar”.

‘YARALAMANIN CEZASI DAHA AZ’

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği 1 yıl 9 aylık ceza, işte bu tutanaktan kaynaklanıyor. Mahkemeye göre Kavili ‘Hakimlik yapamazsınız’ diyerek hakaret etmiş. Oysa Kavili, tarafsız olmayan bir hakimi reddetmek için tarafsız olmadığını ve o davada hakimlik yapamayacağını sözlü olarak belirtmenin zorunlu olduğunu hatırlatıyor. Kavili’ye göre bu kararla avukatların gözü korkutulmak isteniyor: “Şu anda hakimin reddi talebi reddedildiği zaman avukatlara 5 bin lira para cezası veriliyor. Bu ceza yetmemiş olacak ki, şimdi de 1 yıl 9 aylık hapis cezasıyla avukatları korkutmak istiyorlar. Avukatları bıçakla yaralayanlara bu kadar hapis cezası verilmiyor!”

“ÖNYARGI VAR”

Ömer Kavili, cezalandırılmasının bir diğer nedeninin de bugüne kadar birçok mahkemede hakimlere hukuk dersi vermesi olduğunu söylüyor. “Hatalarını, kasıtlarını, çapsızlıklarını kendilerine belgelettiriyorum” diyor Kavili. Bu nedenle hakimler arasında bir şöhret edinmiş. Hakimler, internet forumlarında “Bu avukatın davasına girmek istemiyoruz” diye iletiler yayınlıyorlar. Bu nedenle hakimlerin önyargılarıyla karşılaştığını belirtiyor. Örneğin bu davada, DGM (Devlet Güvenlik Mahkemesi) kökenli başkan İbrahim Balık’ın, böyle bir hakkı bulunmamasına rağmen UYAP’tan kendisiyle ilgili bütün soruşturma ve kovuşturma dosyalarını talep ettiğini ve bunları dosyaya eklediğini anlatıyor Ömer Kavili: “Balık’a DGM’den gelen alışkanlıklarını bir kenara bırakmasını söyledim ancak faydası olmadı. Zaten DGM’den gelen Türk-İslam sentezci yargıçlar ne yaparsa yapsın terfi alıyorlar”.

YARGITAY’DAN UMUDU YOK

Kavili, şimdi kararı temyiz edecek ve Yargıtay’ın kararını bekleyecek. Ancak Kavili’nin Yargıtay’dan da umudu yok: “Orada da bana karşı bir kızgınlık olduğunu düşünüyorum. Dedikodu inanılmaz boyutlarda. ‘Sen misin benim meslektaşlarıma kök söktüren’ diyip ceza verebilirler”. Kavili’nin cezasının onaylanması hem 1 yıl 9 ay boyunca hapis yatması, hem de 1 yıl 9 ay boyunca meslekten ihraç edilmesi anlamına gelecek. Yargının içinde bulunduğu durum nedeniyle Kavili’ye ancak bol şans dileyebiliyorum. “Öyle kuru kuru şans dileyerek işin içinden sıyrılamasın? Hapise girersem karanfilli sigara getireceğine söz ver” diyor. Bir yandan gülüşürken, diğer yandan “Ya gerçekten karar onanırsa” diye endişelenmeden edemiyorum.

KİMDİR?

Ömer Kavili bugüne kadar Devrimci Yol, Kemal Türkler, Öldürülen ODTÜ Öğrencisi Ertuğrul Karakaya, Hayata Dönüş Operasyonu, ETHA, Ali İsmail Korkmaz ve Devrimci Karargah gibi çok sayıda davada mağdurların avukatı veya müdahil avukat olarak bulunmuştu.

Haber içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum yap

Mısır’daki retçiler için imza kampanyası

ONUR EREM 17.12.2013

Mısır’dak vicdani retçiler Emad el Dafrawi ve Muhammet Fathy ile dayanışmak için dünya çapından çok sayıda örgüt bir imza kampanyası başlattı. 2012’den beri sivil ölüme zorlanan Mısırlı retçilerin üzerindeki baskıların sonlanması için başlatılan kampanyaya Türkiye’den de Vicdani Ret Derneği katıldı.

1987 doğumlu Dafrawi, geçen yıl pasifist düşüncelerini gerekçe göstererek asker olmayacağını açıklamış ve “Savaşlar insanlığa karşı işlenen suçlardır. Silah taşımak ve şiddet uygulamak benim inancıma aykırıdır” demişti. 1988 doğumlu Fathy ise yine geçen yıl vicdani reddini ilan ederken “Zorunlu askerlik seçim, seyahat ve ifade özgürlüğü gibi en temel haklarımızı elimizden alıyor. Bir baskı aracı olarak kullanılmayı ve insan öldürmeyi reddediyorum” ifadelerini kullanmıştı.

İki retçi de orduya birer mektup yazarak sivil hizmet seçeneği talep ettiyse de talepleri yanıtlanmadı. Retçiler biri yılı aşkın süredir sivil ölüm yaşarken eğitim ve çalışma haklarından bile mahrum bırakılıyorlar.

Kampanyanın imzacıları arasında dünyanın dört bir yanından 19 örgüt yer alıyor.

Haber içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum yap

Telefonunuz şarjdayken insanlığa katkınız olsun

ONUR EREM 20.02.2014

Bilim insanları büyük araştırmalar için dev bilgisayarlara ihtiyaç duyarlar. Karmaşık problemleri çözebilen süper bilgisayarlar ise kısa süreli kiralamak için dahi çok pahalı. “Kemer sıkma” politikalarının uygulandığı günümüz dünyasında hükümetler üniversite bütçelerini kısarken bilimin ilerlemesine yardımcı olabilecek birileri var: Siz! Nasıl mı? Cep telefonlarınız ve tabletlerinizle.

TELEFONUNUZ BİLİMİN HİZMETİNDE

Sahip olduğunuz elektronik cihazların içindeki işlemciler birkaç yıl önce yalnızca masaüstü bilgisayarların yaptığı işleri yapabilecek güce kavuşsa da zamanın çoğunu cebinizde veya masanızda boş durarak geçiriyorlar. İşte bilim insanları, telefon ve tabletlerinizin boş dururken kullanmadığı işlemcileri kullanarak karmaşık problemleri çözmek istiyorlar. Android telefon ve tabletlerinize indirebileceğiniz BOINC uygulaması tam da bu işi yapmak için yaratılmış.

ŞARJ ÇEKİNCENİZ OLMASIN

Üstelik bu uygulamanın telefon veya tabletinizin pilinin bitirebileceği endişesi yaşamanıza da gerek yok. Berkeley Üniversitesi’nin geliştirdiği BOINC yalnızca telefonunuz şarja takılıyken ve pil doluyken çalışıyor. Kablosuz ağ üzerinden indirdiği 1 MB’lık dosyaları işledikten sonra sisteme geri gönderen bu uygulama siz gece uyurken veya ofiste masanızda otururken bilime gönüllü bir katkı vermenizi sağlıyor.

HER KONUDA ARAŞTIRMA VAR

BOINC’i indirdikten sonra yapmanız gereken şey projelerden birine kaydolmak. Şu anda uygulamada 10 farklı proje bulunuyor. Bunlardan bazıları tek bir konu hakkında araştırma yaparken bazıları birden çok alanda araştırma yürütenlerin bir araya geldiği projeler oluyor. Örneğin SIMAP projesi yalnızca protein dizinleri üzerine çalışırken World Community Grid adlı projenin içinde kanser, AIDS ve daha bir çok araştırma paketi yer alıyor. Çevre, iklim değişikliği ve yapay zeka gibi çok sayıda alanda çalışan projeler de var. Birden çok proje ekleyebileceğiniz bu uygulamada proje ekleme aşamasında kayıt olmanız gerekiyor. Bu basit kayıt işlemi sayesinde verdiğiniz destekle topladığınız puanlar hesabınıza yazılıyor.

BİLGİSAYARLAR VE TABLETLER İÇİN DE VAR

BOINC şimdilik yalnızca bilgisayarlar, Android telefonlar ve tabletler için var. Uygulamayı geliştiren bilim insanları iOS işletim sisteminin gönüllü çalışma programları açısından hukuki engeller barındırdığını söylese de gelecekte bunun değişebileceğini de ekliyorlar. BOINC’in telefon ve tablet versiyonunu bit.ly/1cs00jy linkinden, bilgisayarlar versiyonunu ise bit.ly/1oUb26c adresinden indirebilirsiniz.

KABLOSUZ AĞINIZ YOKSA:

Eğer 1 MB’lık veri sizin için büyük bir rakam değilse (veya kablosuz ağ erişiminiz yoksa) ayarlara girerek “Yalnızca kablosuz ağı kullan” seçeneğinin yanındaki işareti kaldırmayı unutmayın.

Haber içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum yap