Sahibine sinirlendi köpeğini vurdu

POLİS ŞİDDETİ BU KEZ KÖPEĞİ VURDU

İstanbul Zeytinburnu’nda üst araması sırasında bir gençle tartışan polis ‘senin köpeğini öldürürüm’ dedi. Görgü tanıklarına göre aynı günün akşamı polis sokakta uyumakta olan köpeğe kurşun yağdırdı

prenses (1)

ONUR EREM – FOTOĞRAFLAR: NİLGÜN YAMAN

İstanbul’un Zeytinburnu ilçesi önceki Pazar günü bir polis şiddetine sahne oldu. Bu sefer şiddetin mağduru insanlar değil bir köpekti. Yeşiltepe Mahallesi’nde polisin kurşun yağdırdığı Prenses adlı köpek, götürüldüğü Yedikule Hayvan Barınağı’nda hayatını kaybetti. Köpeğin sahibi Umut Kaçar ve saldırı sırasında köpeğin yanında olan Ümit Erdem yaşananları gazetemize anlattı.

Umut Kaçar

Umut Kaçar

Prenses’in sahibi Umut “Çok uysaldı, kimselere saldırmazdı” sözleriyle üzüntüsünü belirtirken, Prenses öldürüldüğü gün arkadaşı Ümit’te kalıyordu.

2 YILLIK DOSTUNU KAYBETTİ

Ümit o gün yaşananları şöyle anlatıyor: O sabah üst araması sırasında polisle tartıştım. Her seferinde alttan alıyordum, bu sefer tepki gösterdim. Polis de sinirlenerek ‘köpeğini öldürürüm senin’ dedi. O akşam Prenses’e mamasını verdim. Yedikten sonra kaldırımda uzandı ve uyumaya başladı. Tasması elektrik direğine bağlıydı. O sırada 34 A 84159 plakalı bir polis aracı yanaştı. Sabah tartıştığımız polis indi arabadan. Önce silahını bana doğrulttu ve üzerime yürüdü. Ardından da Prenses’e 3 el ateş etti. Önce kafasına, sonra da sırtına ve göğsüne. Polise bağırdım, önce ‘ben sadece yaralayacaktım’ dedi, sonra da ‘nereye şikayet edersen et’ diyerek aracına bindi gitti”.

‘VÜCUDUNDA KURŞUN İZLERİ VARDI’

Umut, Ümit ve arkadaşları, “Çocukluğumuzdan beri köpekleri çok seviyoruz. Köyümüzde de beslerdik. Bazı ‘serseri tipli’ çocuklar birilerine saldırtmak için besler köpekleri ama biz öyle değiliz. Yedikule Barınağı’na gelen köpekleri zor şartlardan kurtarıp besliyoruz” diyorlar.

Umut, Ümit ve arkadaşları, “Çocukluğumuzdan beri köpekleri çok seviyoruz. Köyümüzde de beslerdik. Bazı ‘serseri tipli’ çocuklar birilerine saldırtmak için besler köpekleri ama biz öyle değiliz. Yedikule Barınağı’na gelen köpekleri zor şartlardan kurtarıp besliyoruz” diyorlar.

Ümit, Prenses’i montuna sararak taksiyle Yedikule Hayvan Barınağı’na götürmüş. Barınak çalışanları “Prenses bize geldiğinde çok kan kaybetmişti, kusuyordu. Elimizden geleni yaptık, ama sabah hayatını kaybetti” diye anlatıyor o gece yaşananları: “Köpeğin vücudunda kurşunun girdiği yerler net bir şekilde gözüküyor. Ancak içeride kurşunu
bulamadık, muhtemelen parçalanmış. Beynine giren kurşuna bakmak için ise ekipmanımız yoktu”.

Ümit, Prenses’i barınağa götürdükten sonra polis tarafından gözaltına alınmış, şikayetçi olmaması için tehdit edilmiş. Sabaha kadar tutulduğu karakolda “polise mukavemet” tutanağı hazırlanmış ama imzalamayı reddetmiş. Prenses’i aceleyle hayvan barınağa götürmesini polisler “olay yerinden kaçmak” olarak nitelendirmiş. Sabah çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldıktan sonra savcılığa suç duyurusunda bulunmuş. “Ben o gece Prenses’in yanında kalabilseydim belki de tutunacaktı hayata” diyor.

ÇOCUKLAR BİLE KORKMADAN SEVERDİ

Umut ve Ümit Prenses öldüğünden beri yasta. Yakın bir dostlarını kaybetmenin acısını yaşıyorlar. Anlattıklarına göre bu olay ilk değil, Zeytinburnu polisi daha önce de arkadaşlarının köpeklerini vurarak öldürmüş. “Bazıları saldırgan köpeklerdi, ama öldürdüklerinin çoğu sakin, iyi huylu köpekti. Mesela Prenses’i küçük çocuklar bile gelip seviyordu. Aşıları tamdı, kedileri bile kovalamazdı” diyorlar.

Köpeğin vurulduğu sokakta konuştuğumuz görgü tanıkları da anlatılanları doğruladı. Olayın kamera kayıtları ise hemen kaldırımın karşısındaki bakkalın elinde. Ancak bakkal görüntüleri vermeye yanaşmıyor. Ancak savcılık talep ederse vereceğini söylüyor. Görüntülerin kaydedildiği aletin bir aylık hafızası var. Eğer savcılık bu görüntüleri ivedilikle talep etmezse, görüntüler silinme tehlikesiyle karşı karşıya.

Prenses'in öldürüldüğü kaldırıma vardığımızda kan izleri hala yerdeydi.

Prenses’in öldürüldüğü kaldırıma vardığımızda kan izleri hala yerdeydi.

BirGün’e konuşan İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Hülya Yalçın, hukuk sürecinde köpeğin sahiplerine destek olacaklarını, verilecek cezanın örnek olması için uğraşacaklarını söyledi:

“Burada birden çok suçla karşı karşıyayız: Hayvan öldürmek, bir insana silah doğrultmak ve görevde kullanmak amacıyla bulundurduğu silahı görevi dışında kullanmak. Bunu yapan polis hem kabahatler kanuna göre, hem TCK’ye göre yargılanabilir, hem de amirinden ceza alabilir. Bu davalar sonucunda hapis yatmayacaktır. Çünkü kabahatler kanunu sadece para cezası öngörürken TCK 151. madde 1 yıl hapis öngörüyor – ama bu para cezasına çevriliyor. Buradaki en büyük tehlike kamera kayıtlarının silinmesi. Bugüne kadar bu tarz davalarda kamera kayıtlarına hiç ulaşamadık. Ya kamera bozuk olur, ya bakımda olur, görüntüye bir türlü ulaşılamaz. Bence bu tarz durumlarda bozuk kameraya da bir ceza verilmesi lazım, çünkü arkasına sığınmak için çok kolay bir bahane haline geldi. Burada savcının çok hızlı hareket etmesi lazım. Bakkalın elindeki görüntüleri bir an önce istemezse polisin baskı yaparak o görüntüleri sildirme riski ve kamera hafızasının dolarak eski görüntüleri silme riski var. Prenses’in sahiplerine hukuk sürecinde yardımcı olacağız. Bunun için başlangıç noktamız hayvan barınağından alacağımız ölüm raporu olacak.”

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Haber içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s