Suriye Çevirileri-3: Medyanın Suriye yalanları

AFSHIN MEHRPOUYA*/COUNTERPUNCH
BirGün için çeviren: ONUR EREM
6 mayıs 2012

Genel olarak “Arap Baharı” sürecinde, özel olarak da Suriye’de medya yalan haberlerle batının işgal planlarına yardım etti. İşte Suriye’deki medya yalanlarının 6 yönü

New York Times’dan Fox News’e, Guardian’dan National Post’a, Le Monde’dan Le Figaro’ya kadar Batı medyasının Suriye çatışmasındaki haberciliği son derece indirgemeciydi. Her şeyin siyah ya da beyaz olduğu, Holywoodvari bir iyi-kötü (isyancılar-hükümet) ikiliği üzerinden yapılan habercilik adeta bir propaganda çalışmasıydı. Anlatının temelinde şu vardı: “Diktatör Suriye hükümeti Suriyeli protestoculara işkence yapıyor, onları kadın-çocuk demeden öldürüyor. Öte yandan Batı ülkeleri ve Arap Ligi ise Suriyeli sivilleri korumak istiyor.” Batı medyası bu anlayışla hareket ederken kendi iddialarını destekleyen bütün bilgileri, kaynağını ve kalitesini sorgulamadan kullanıyor. İsyancıların çıkarına olmayan haberler ise ne olursa olsun gözardı ediliyor.

Suriye hükümetinin isyancıları kanlı bir şekilde bastırması ve silahlı çatışmalar yüzünden oluşan istikrarsızlık, her biri farklı karmaşık çıkarlara sahip Batılı güçler tarafından kızıştırılıyor. Suriye halkı ise bunun sonucunda ciddi biçimde acı çekiyor. Batı medyasının sorgulamayan, taraflı ve melodramatik haberciliği Suriye’deki çatışmayı büyük çaplı bir savaşa dönüştürme riskine sahip. Bunun hem Suriye hem de bölge açısından epey kötü sonuçlara yol açacağı çok açık.

Bu yazıda Batı medyasının sorgulamayan, yanlı ve yanlış haberciliğinin 6 farklı yönünü anlatmak istiyorum:

1-Suriye halkının çoğunluğu ne istiyor?

Anaakım Batı medyası anlatısında Suriye halkının çoğunluğunun silahlı mücadeleyi desteklediği ve Beşar Esad’ın bir an önce ülkeyi terketmesini istediğine dair ender sorgulanan bir ön kabullenme var. Oysa silahlı çatışma başladığından beri yapılan tek anket olan Katar merkezli YouGovSiraj anketi halkın yüzde 55’inin Esad’ın bir an önce ülkeyi terketmesini istemediğini ortaya koyuyor. Bu anketin metodolojisi çok güçlü değil. Ayrıca bu sonuç halkın Esad’ı desteklediği anlamına gelmez: çünkü Suriye halkı istikrarsızlıktan ve iç savaştan korkuyor olabilir, halkın bir kısmı Esad’ın reform sözüne inanıyor olabilir veya halkın bir kısmı Esad rejiminden fayda sağlıyor olabilir. İnsanlar Esad’ı destekledikleri için değil, bu tarz sebeplerle bu ankette Esad’ın bir an önce gitmesini istemediklerini söylemiş olabilirler.

Her şeye rağmen bu anket batının “Suriye halkının Esad’ı istemediği için Batı isyancıları destekliyor” söyleminin geçersizliğini gözler önüne seriyor. Batı medyası ise bu anket ve benzeri araştırmaları okuyucularına sunup gerçekliği tüm yönleriyle değerlendirmektense onları tamamen gözardı ediyor.

2- Suriye Ulusal Konseyi ve silahlı isyancılar Suriye muhalefetinin temsilcileri mi?
Batı medyası Paris’ta yaşayan Suriyeli profesör Burhan Ghalioun’un liderliğindeki Suriye Ulusal Konseyi’ni (SUK) Suriye muhalefetinin temsilcisi kabul ediyor. Bağımsız medya ve bazı Suriyeli muhalefet grupları ise şeffaflıktan oldukça uzak olan SUK’un kimlerden oluştuğunun, finansal kaynağının ve yabancı bağlantılarının bilinmediğine dikkat çekerek SUK’un Suriye muhalefetinin meşru bir temsilcisi olup olmadığını sorguluyorlar. Muhalefetin temsilcisi olduğunu iddia eden başka bir yapı ise Suriye Muhalefet Koordinasyonu (SMK). SMK Suriye içinde faaliyet gösteren, yabancı müdahalesine karşı çıkan ve diyalog temelli bir çözüm ile şiddetin sonlanmasını ve siyasal tutukluların serbest bırakılmasını savunan bir yapı.

Bir de Suriye içinde faaliyet gösteren, ordu ile çatışamaya giren, hükümet binalarına ve farklı noktalara saldıran Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) gibi silahlı gruplar var. Bu gruplar Suriye ordusundan kaçan askerler, yabancı paralı askerler ve silahlı sivillerden oluşuyor. Silahları ise, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler tarafından Suriye’ye kaçak yollardan sokuluyor.

Bu yapıların arasında kökenlerini, katılımcılarını, gerçek yöneticilerini ve kime sorumlu olduğunu bildiğimiz tek bir şeffaf yapı yok. Medyanın yapması gereken şey bu yapıları ve yönetimlerini, içerideki ve dışarıdaki müttefiklerini, ideolojik hedeflerini açıkça deşifre etmek, gerçekleri dünyaya anlatmak olmalı. Şu anda bu konseylerin ve silahlı örgütlerin, muhalefetin veya Suriye halkının önemli bir kısmını temsil ettiğine dair tek bir kanıt yok.

3-Çatışmalarda kaç kişi, kim tarafından öldürüldü?

Suriye’de toplumsal protestoların hükümet tarafından bastırılmasıyla, silahlı isyancıların saldırılarıyla ve Suriye ordusunun saldırılarıyla ölenler oldu. Birleşmiş Milletler’e göre ölenlerin sayısı 7.500 ve bu rakam Batı medyası tarafından Suriye rejiminin “kanlılığına” bir kanıt olarak kullanılıyor. Oysa bu 7.500 kişinin kim olduğu ve kim tarafından öldürüldüğünü bilmiyoruz. Birleşmiş Milletler’in 15 Şubat’ta yayınladığı bir raporda 1.345 Suriye askerinin öldürüldüğü tahmin ediliyordu. Sadece bu bile Suriye’de olanların bir iç savaş olduğunu, “hükümetin sivil halka işkence edip onları yok yere öldürdüğü” haberlerinin gerçek olmadığını gösteriyor. Çatışmayı yerinde gözlemleyerek hazırlanan tek rapor olan Arap Birliği gözlemci raporunda da şiddetin tek taraflı değil karşılıklı olduğu anlatılıyordu. Ancak bu rapor Arap Birliği’nin ve Batının çıkarlarına uymadığı, medyanın siyah ve beyazdan oluşan anlatısıyla örtüşmediği için Batı medyasında hiç yer almadı. Kaç kişinin kim tarafından öldürüldüğü uluslararası toplumun görüşünü şekillendirdiği için Batı medyası bu konuda daha tarafsız yayınlar yapmalı.

4-Haber kaynakları güvenilir ve tarafsız mı?

Suriye’deki yabancı gazetecilerin faaliyetleri güvenlik çekinceleri nedeniyle kısıtlı. Bu yüzden Batı medyası Suriye İnsan Hakları Gözlem Merkezi (SİHGÖM) gibi muhalif kaynakları kullanıyor. Bazen haberlerin kaynağı olarak “aktivistler” veya hakkında pek az şey bilinen yeni bir kaynak olan “Yerel Koordinasyon Konseyleri” gösteriliyor ve daha fazla ayrıntı verilmiyor. En çok kullanılan kaynak olan SİHGÖM Birleşik Krallık’ta yaşayan Rami Abdulrahman adlı bir adam tarafından yönetiliyor. İşleri daha da karıştıran şey ise aynı ismi kullanan başka bir yapının daha ortaya çıkmış olması. Şu anda ortada iki tane SİHGÖM var ve kimse hangisinin “hakiki SİHGÖM” olduğunu bilmiyor. Son kurulan SİHGÖM ilkini Esad yanlısı olmakla, ölen Suriyeli askerlerin sayısını yüksek tutmakla suçluyor. İlk SİHGÖM hedefini “çatışmanın durması” olarak açıklarken ikincisi “Suriye üzerinde uçuşa yasak bölge ilan edilmeli” diyor.
Güvenilir, kaliteli gazeteciliğin birinci koşulu haber kaynağının güvenilir olması, çatışmanın iki tarafının da görüşlerinin yayınlanmasıdır. Ancak bu kadar karmaşık ve şeffaflıktan uzak bir ortamda Batı medyası her şeyi biliyormuş gibi kendinden emin bir habercilik yapıyor. Çünkü onların hedefi habercilik yapmaktan çok propaganda yapmak.

5-Rejim değişikliğini ve yabancı askerî müdahaleyi destekleyen ülkelerin çıkarları neler?
Suriye’deki çatışma çok sayıda yabancı ülkenin farklı çıkarları nedeniyle daha da karmaşık bir hal aldı. İşte o ülkelerden bazıları ve çıkarları:
-Suudi Arabistan, Körfez Arap Ülkelerinin İşbirliği Konseyi, ABD ve AB: Bu ülkelerin hedefi İran yanlısı Alevi hükümeti devirerek yerine kendileriyle uyumlu, İsrail ile iyi ilişkiler kuracak bir Sünni hükümet getirmek; İran’ın bölgedeki etkisini azaltırken Batının ve İsrail’in önünde diz çökmeyen Esad hükümetinden kurtulmak; dünya halkının dikkatini Bahreyn ve Suudi Arabistan’da kanla bastırılan barışçıl protestolardan uzaklaştırmak.
-İsrail: Muhaliflerin “iktidara gelirsek İran ve Hizbullah ile ilişkisini keseceğiz” açıklaması İsrail’in neden isyanı desteklediğini gösteriyor. Suriye ile sınır komşusu olan İsrail, Filistin halkını destekleyen Esad hükümetinden kurtulmak istiyor. Bir diğer amaç ise dünyanın dikkatini İsrail-Filistin çatışmasından uzaklaştırmak.
-Rusya: ABD ve müttefiklerinin Irak, Afganistan ve Libya’dan sonra Ortadoğu’da hızla genişlemesini durdurmayı hedefleyen Rusya, yurtdışında askeri üssünün bulunduğu son ülke olan Ortadoğu’daki son müttefiki Suriye’yi kaybetmek istemiyor.
-İran: Bölgedeki son güçlü müttefiğinin düşmesine razı değil. Suriye de düşerse İran bölgede artan bir izolasyonla karşılaşacak, bunun sonucunda olası bir Batı saldırısına karşı savunması güçsüzleşecek.
-Türkiye: Suriye, Türkiye için jeo-politik öneme sahip. Bu yüzden Türkiye şimdiden isyancıların kalbini kazanarak Esad sonrası dönemde Suriye’deki etkisini maksimum düzeye getirmenin hesabını yapıyor.

6-Suriye’ye demokrasi getirmek isteyen ülkelerin demokrasi sicili nedir?
Suriye’de rejim değişikliğini ve dışarıdan askeri müdahaleyi savunan bloklardan biri Arap Birliği. Oysa Arap Birliği’nden Bahreyn, Suudi Arabistan gibi ülkeler geçtiğimiz aylarda barışçıl protestocuları sert müdahalelerle öldürmüş ülkeler. Hatta Suudi Arabistan Bahreyn’deki protestoları bastırmak için ordusunu geçen yıl Bahreyn’e yollamıştı. Batı medyası biraz da Suriye’ye demokrasi getirmek isteyen, “demokratik değişimi” savunan bu Arap ülkelerinin meşruluğunu ve “demokrasi sevdasını” sorgulamalı.

* * *

Sonuç olarak, Libya’da olduğu gibi Suriye’de de çatışmaların tek taraflı anlatısı uluslararası toplumu etkilemek için kullanılıyor. Lâkin bu durum iç savaşı kızıştırdığı gibi uluslararası bir müdahale ihtimalini daha olası kılıyor. Bu gelişmeler birçok yabancı ülkenin kısa dönemli çıkarına hizmet edebilir, ancak Suriye halkı için on yıllarca etkisinden kurtulamayacakları bir felakettir.
İşte bu yüzden Suriye hükümetini linç eden tek taraflı ve yanlı haberciliği bırakıp daha dengeli, kapsamlı bir anlayış benimsemek Batı medyasının önemli ve ciddi bir sorumluluğudur.
————

*Paris’te bir üniversitede profesör olan Mehrpouya, Ortadoğu siyaseti ve toplumsal meseleleri üzerine yazılar yazıyor. Kendisine mehrpouya_pl@gmail.com adresinden ulaşılabilir.

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Çeviri içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s