General Electric Mühendislerinin Mankafalılığı

DAVE LINDORFF
Çeviri: Onur Erem
1 nisan 2011

“Hayata iyi şeyler katan” General Electric, Tokyo’nun kuzeyinde patlamış mısır gibi patlayan Fukuşima Daiichi Nükleer Santralı’nın tasarımcısıydı.
GE, Japon yasaları sayesinde onlarca hatta yüzlerce milyar dolara varacak cezalardan kurtulabilir. Bu yasalara göre nükleer santralı yapan değil işleten firma (yani Tokyo Electic Power Co.) hatalardan sorumlu tutuluyor, ve ceza ödemesine hükmediliyor. Ancak yapılan incelemelerde sorunun işletmeden değil tasarımdan kaynaklandığı görülürse, o zaman cezalar GE’den alınabilir.
ABD’deki 23 santralda da kullanılan bu tasarımının sorunları var. Mark 1 adlı bu tasarımlarda hidrojen gazını santralın kalbinden tahliye etmek için bir sistem yok. Oysa bir soğutma hatası oluştuğunda yakıt çubuklarından ortaya çıkan hidrojen gazı içerideki basıncı çok yüksek seviyelere ulaştırır. Fukushima Daiici’deki santralların muazzam bir basınçla patlayarak santralın çatılarını çökertmesinin ve reaktörleri kontrol etmek için gereken kontrol ekipmanını kullanılamaz duruma getirmesinin nedeni de bu tasarım hatasıydı.
‘ACİL DURUM’ AKILLARINA GELMEMİŞ!
GE mühendislerinin acil durumlarda hidrojen gazını binadan tahliye etmek için bir yol düşünmüş olması gerektiği konusunda herkes hemfikir. Ama gerçekten de düşünmemişler.
Üstelik daha kötü bir problem de var. Nükleer atıkları halkın gözünden uzak tutmak için, bu santralların tepesinde kullanılmış yakıt çubuklarının bekletildiği özel havlular bulunuyor. Bu atıkların yüzyıllar boyunca bu havuzlarda, radyoaktivitelerinin geçmesi için bekletilmesi gerekiyor. Yüksek derecede radyoaktif olan bu atıkların soğuk tutulması için bu havuzlara da sürekli olarak soğuk su sağlanması gerekiyor.
Bill Clinton’un nükleer enerji danışmanı Robert Alvarez’in de söylediği gibi eğer bu atık havuzları bir patlamayla hasar görürse veya soğutucu ve radyoaktif kalkan özellikli suyundan mahrum kalırsa, içindeki atıklar alev alır ve havada Çernobil felaketinin 3 ile 9 katı arasında miktarda radyoaktif parçacık karışmasına yol açar. Bu rakamlar sadece bir reaktör için geçerlidir, Japonya’da ise üçten fazla reaktör hasar görmüş durumda.
ATIK HAVUZU VE MOX KARIŞIMI
Nükleer Düzenleme Komisyonu’nun 1997 yılında yaptığı bir çalışmaya göre bir atık havuzunda çıkacak yangının vereceği zamanın maliyeti 59 milyar dolar iken 302 kilometrekarelik bir alanı yaşanılmaz hale getirecektir. Nükleer santraldaki bir patlamanın ortaya çıkartacağı radyoaktif parçacık, nükleer atık havuzundaki bir patlama veya yangınla çıkacak olanın yanında gerçekten de ufak kalmaktadır.
Felaket bununla da sınırlı değil. Yukarıda anlatılanlardan daha da zararlı olan şey ise 3 numaralı reaktördeki MOX karışımı. Bu karışım üzerindeki tartışmalar henüz bitmemiş olmasına rağmen Japonlar MOX’u kullanmaya karar vermiş. MOX’un içerisinde uranyuma ek olarak oksitler ve önemli bir miktarda plütonyum var. Plütonyum ise radyoaktivitesinin ötesinde kimyasal açıdan da canlılar için zehirli bir madde. Hatta insanlar için dünya üzerindeki en zehirli madde.
Bütün bunları öğrenince “hangi mankafa kullanılmış yakıt çubuklarını nükleer santralın üstünde tutarak herhangi bir patlama anında zarar görmesini kesin kılar?” sorusu insanın kafasında canlanıyor.
Gerçekten de bu soruya cevap bulmak zor. Bu havuzları daha önce de duymuştum, ama hep santraldan uzak ve güvenli bir yerde olduklarını zannediyordum, meğer öyle değilmiş. Bu tasarım, mutfak tüpünü ocağın hemen tepesine yerleştirmek gibi. Eğer ocak çok ısınırsa veya patlarsa mutfak tüpünün de patlaması kesinleşiyor.
MOTTOSU DEĞİŞMELİ
Hindistan’ın GE’nin 150 milyar dolarlık nükleer yatırım teklifini yeniden değerlendirmeye almasının arkasında da bu tasarım hatası yatıyor. Kasım ayında Obama, Hindistan’ı ziyaret ederek herhangi bir nükleer kazanın ardından GE’nin finansal yükümlülüklerinden arındırılması için bir yasa geçirilmesini sağlamaya çalışmıştı. Bu son kazadan sonra böyle bir yasanın çıkmayacağından herkes emin. Tasarımdaki hatanın bu kadar belirgin olması yüzünden GE ve diğer nükleer santral tasarımı yapan şirketlerin kesinlikle yüz milyarlarca dolarlık cezaları hak ettiğini söyleyebiliriz.
Barack Obama’nın yakın dostu olan GE CEO’su Jeffrey Immelt ise utanmadan “Kuzey Japonya’daki nükleer kazaların, şirketin nükleer sektördeki durumuna etkisini değerlendirmek için henüz çok erken” diye bir açıklama yaptı.
Artık General Elektrik, mottosunu “Hayata ölüm katar” olarak değiştirebilir.

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Çeviri içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s