Örgütlü bir toplum olsaydık cemaat güçlenmezdi

ONUR EREM/BİRGÜN
22 nisan 2011

Anayasa hukukçusu Prof. İbrahim Kaboğlu ile yeni kurulan Anayasa Hukukçular Derneği, Türkiye’deki hukuk sistemi ve gündemdeki diğer konular üzerine görüştük:

Anayasa Hukukçuları Derneği nasıl bir ihtiyacın sonunda ortaya çıktı?

Anayasa hukukçuları en az üç ölçekte örgütleniyorlar: Birincisi bizim kurmuş olduğumuz dernek gibi ulusal ölçekte, ikincisi Afrika veya Güney Amerika anayasacılar grubu gibi kıtalararası ölçekte, üçüncüsü ise uluslararası ölçekte. Uluslararası Anayasa Hukuku Derneği (UAHD) 1981’de kurulmuş. Tarihleri arasında bu derneğin toplantısına evsahipliği yapacağız. Bizim bu derneği kurmakta çok geç kaldığımızı söyleyebilirim, uluslararası derneğin kurulmasından tam 30 yıl geçmiş.

Kuruluş aşamasında ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
Dernekçilik, kolektif hareket ve örgütlenme 2. Abdülhamit’ten beri iyi görünmeyen bir hareket. Hem mevzuat olarak zorluklar çıkmaktaydı, hem de toplum olarak da kollektif hareket etmektense bireysel hareket etmeyi tercih ediyoruz. Buna Türkiye’nin dışa kapalı bir toplum olmasını eklediğimizde, derneği kurmakta geç kalmamızın nedenleri daha rahat anlaşılabilir.
Derneği 10 yıl önce, Prof. Bülent Tanör hayattayken, onu öncü yaparak derneği kurma aşamasına geldik, ama emniyette engeller çıktı. Kürsü arkadaşımdan 50 klasör belge istemişler. O zaman Dernekler Kanunu çok daha sıkıydı. Kuruluş o zaman aksayınca, 2000’li yılların yoğunluğu içinde zaman ayıramadık. Birilerinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. Bu yılın başında tekrardan kuralım dedik ve daha kolayca kurduk.

ANAYASASIZ ÜLKEDE BİLE YARGI DERNEĞİ VAR
Kaç kişinin katılımını hedefliyorsunuz? Nasıl faaliyetler yürütecek bu dernek?

Böyle bir derneği 7 kişiyle de 70 kişiyle de kurabilirsiniz. Ama Türkiye’nin bir çatışma içine süreklendiği bir ortamda biz Türkiye’de anayasacı olarak akla gelen, gelmeyen herkesi kapsamak istiyoruz. Anayasa hukuku ana bilim dalında çalışan kıdemli profesörlerden araştırma görevlilerine kadar herkese çağrı yaptık. Ergun Özbudun ve Erdoğan Teziç’ten en yeni anayasacılara kadar, Edirne’den Diyarbakır’a herkesin katılımını hedefliyoruz.
Dernek anayasa hukuku alanında bilimsel bilgi birikimi sağlayacak. Anayasanın varoluş nedeni insandır, insan hakları ve özgürlüğüdür. Türkiye’de hak ve özgürlüklerin bütüncül bir bakış açısıyla güvence altına alınabilmesi için en üst düzeyde bilimsel katıkıyı sağlamaya hazır bir dernek olacak. Yayınlar, konferanslar, toplantılar, raporlar hazırlayabiliriz, etkili olacak yöntemleri öncelikler sırasına göre kullanacağız.
Ben birkaç ay öncesine kadar UAHD’ın yürütme komitesi üyesiydim. Münferit bir üyeliğim vardı, ama Britanya gibi anayasası olmayan bir ülkede bile anayasa hukukçuları dernekleri varken kendi ülkemde bu konuda çalışan bir dernek yoktu UAHD’ın bu yıl Türkiye’de toplanmasının kararı 3 yıl önce alınmıştı. Bizim derneğimizin kurulmasına da ivme kazandırdı. Bu toplantıda anayasanın yenilenmesi konuşulacak. Türkiye anayasa arayan bir ülke.

EMNİYET SENDİKALAŞSAYDI CEMAATLEŞMEZDİ
Yargı-Sen ve Yar-Sav’ın kapatılmaya çalışılmasını nasıl yorumluyorsunuz?
Bırakın hakim ve savcıları, Türkiye’de kolluk güçleri bile örgütlenmek durumundalar. Demokratik rejimlerde örgütlülük o kadar önemli ki en sıkı meslek mensupları bile örgütlenirken. Dernek ve sendikayla olur bu. Fransa’da genellikle sendika yoluyla, Almanya’da ise derneklerle örgütleniyorlar. Bizimkiler dernek kurdu, Yar-Sav büyük sıkıntılar yaşadı. Hükümetin güdümünde olmayışı nedeniyle Ankara Valiliği başta olmak üzere çok uğraşıldı. Sendika kurmak istediler, hemen baştan üzerlerine geldiler.
Açıkçası üzerlerine gidilmesinin nedeni hukuki olmaktan çok politiktir, bu örgütlenmenin hükümetin politikalarını eleştireceği varsayımı ya da endişesi olduğu ortaya çıkıyor. Hükümetin bunca demokratik söylemiyle çelişmesi ise ayrı bir konudur.
Emniyet’in içinde bulunduğu durum da 12 Eylül’den sonra yaratılan örgütsüzlük halinin bir sonucudur. Şu anda Türkiye’de cemaatleşme, cemaat baskısı ve kültüründen bahsediliyorsa, o da büyük ölçüde emniyet teşkilatının örgütlenmeden alıkonulmasının bir sonucudur. 12 Eylül öncesi Pol-Bir, Pol-Der gibi örgütler politize olmuştu diye onlara eleştiri yöneltiliyordu, ama onlar bir tür demokratik mekanizma da sağlıyordu. Şimdi bu yok, emniyet içerisinde hiç bir ses çıkmadığı gibi, dışarıdan çıkan bir ses, gazetecilik gibi önemli ve özerk bir mesleğin üyesi bile emniyet tarafından susturulabiliyor.

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay arasındaki çatışmaları ve görüş ayrılıklarını neye bağlıyorsunuz? Hukuk sistemimizde bir çatlak mı var?
Hukuk sistemimizde çatlak olmadığı bir zaman bugüne kadar olmadı. Hukuk sisteminin yerleşmediği bir toplumda bu çatlak her zaman olacaktır. Sorunsuz bir hukuk sistemi zaten dünya üzerinde yoktur. Farklı yargı yollarının olması durumunda çatışmalar kaçınılmazdır. Ama burada Türkyie’ye özgü olan şey, Yargıtay, Danıştay ve AYM arasında, özellikle de AYM ve Yargıtay arasında bir gerilimin olması. Bunun nedeni, Yüce Divan yetkisinin Yargıtay yerine AYM’de olması. O hep çekişme yaratmıştır, ama son zamanlarda tanık olduğumuz çekişme daha geniş boyutlu, daha derine sızan yönleri ve öğeleri olan bir çekişmedir. Bireysel başvuru hakkının AYM önünde tanınmış olması, Yargıtay ve Danıştay’da bir rahatsızlık yaratmıştır. AYM burada kraldan çok kralcı bir tavır takınmış, Danıştay ve Yargıtay ise AYM’nin bu tavrına karşı politik duruşlarını öne çıkarmışlardır. Dolayısıyla bu son olayda, kavganın tarafları ve görünen kısmına baktığımız zaman şu söylenebilir: siyasal ayrışmalar var.
Esasen bu çekişmelerde neden daha çok anayasaldır. AYM’nin önünde geçen seneki anayasa değişikliğiyle yapıldığı gibi bireysel başvuru hakkı tanınması önemlidir. Ama bundan sonuç alınması yargı bütünlüğünde reform yaptığınız zaman mümkündür. Bu reformlardan olumlu anlamda beklenileni vermesi aslında anayasal bütün içerisinde reform yapmaktan geçer. Yoksa siz anayasanın bir kurmunu düzeltip diğerini aynen bırakırsanız kurumlar çatışır.
Anayasa siyasetin hukukudur, ama aracı değildir. Anaysa siyaseti çevreler, ama siyaset anayasayı kullanamaz. Maalesef Türkiye’de bunun hep tam tersi oluyor. Anayasanın vermediği yetkiyi, yasa AYM’ye vermiştir, bu da sorunu derinleşmiştir.
Haşim Kılıç geçen haftalarda “bireysel başvurunun sonuç vermesi yargı reformuna bağlıdır” demiş. Dediği doğru, tamamen katılıyorum, ama bunu bir yıl önce söyleseydi anlamlı olabilirdi. Çünkü onların birlikte yapılması gerekirdi. Biraz bilimin sesini duymaları gerekir.

’12 EYLÜL DAVASINDAN BİR SONUÇ ÇIKMAZ’
Referandum sürecinde 12 Eylül cuntacıları yargılanacak propagandası yapılmıştı. Sizce gerçekten yargılanabilecekler mi?
Bu çok ciddi ve karmaşık bir konudur. Aradan 30 yıl geçti. 30 yıl sonra bile anaysada 15. Geçici maddenin durması yüz kızartıcıydı. Ama bunun üstünü çizmek yeterli değil. Tamam psikolojik olarak rahatlatır, zırhı kaldırır, ama zırhı kaldırdıktan sonra ne kadar ileri gidebileceksiniz? Bu bir af mıydı, ayrıcalık mıydı?
Evet, madem kaldırıldı, bir artı öğe eklenmeli ve öğe ile geçici madde nereye kadar gidilebileceği konusunda geçiş hükmü konmalıdır dedik. Ama bunu yapmadılar, ve şimdi artık uygulamadaki insiyatife kaldı bu. Birşeyler olabilir, biryere kadar götürülebilir, ama bana öyle geliyor ki bir yerde tıkanır. Buradan fazla bir sonuç çıkmaz diye düşünüyorum. Hrant Dink öldürüleli 4 yılı geçti, ve 4 yılda esas düğmeye basan kesimde emniyetçilere yönelik soruşturma izni bile verilmedi. Böyle bir hukuk düzenin yaşıyoruz.
Siyasetçiler biraz daha net insiyatif koymalılar. Yoksa işimize gelen yargı kararlarında “yargı bağımsızdır” diyip, işimize gelmeyenlerde yargıyı eleştirmek bana doğrusu biraz doğu usulü demokrasi gibi geliyor.

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Söyleşi içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s