Dört ülke, dört kriz

Küresel gerilimlerin artması bu ay CrisisWatch raporunda yer aldı. Rapor Kenya, Mısır, Kolombiya ve Afganistan’a dikkat çekiyor

http://www.crisisgroup.org/~/media/Images/misc/why-support-cg.ashx?w=508&h=206&as=1

CrisisWatch (Kriz İzleme) grubu, Kasım ayı küresel raporunu yayınladı. Dünya çapında çatışma ve gerilimleri raporlandıran grup en geniş yeri Kenya’ya ayırdı. El Şebab’ın 22 Kasım’da Müslüman olmayan otobüs yolcularına düzenlediği saldırıda 28 kişinin öldürüldüğünü hatırlatan CrisisWatch, saldırının ardından Kenya Savunma Güçleri’nin geniş çaplı operasyonla yüz İslamcı militanı öldürdüğünü açıkladı. Operasyonlarda devlet güçlerinin dört camiyi kapatması ve askerlerin camiye girmesi tepki toplamıştı.

Mısır’daki gerilim de raporda kendine yer buldu. IŞİD’e biat eden Sina Vilayeti adlı örgüt Ekim’de 33 askeri öldürdükten sonra 13 Kasım’da da üç asker ve iki polis öldürmüştü. Örgütün IŞİD benzeri taktiklerle geniş taban bulmasından endişeleniliyor.

Dikkat çekilen bir diğer gerilim bölgesi ise Kolombiya’ydı. FARC’ın 16 Kasım’da General Ruber Dario Alzate’yi kaçırmasının ardından durdurulan barış görüşmeleri, generalin serbest bırakılmasına rağmen muallakta. FARC, hükümeti “Ateşkes ilan etmeden müzakereleri devam ettirme taktikleri olayı buraya getirdi, ateşkes ilan edilmiş olsa generali kaçırmak zorunda kalmazdık” diyerek eleştirmişti. FARC 5 Kasım’da yerli Nasa kabilesinin iki güvenlik gücünü infaz etmişti.

Afganistan ise Taliban saldırıları nedeniyle raporda yer aldı. Kabil’de Kasım ortasında 12’den fazla Batılıyı evlerine ve araçlarına düzenlediği intihar saldırısıyla öldüren örgüt bir Britanya Konsolosluğu aracını da patlatmıştı.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ekonomik adaletsizlik büyüyor

Ekim ayında en zengin 47 kişinin ülkenin yoksul yarısıyla aynı servete sahip olduğu ABD’de bu sayı Kasım’da 43’e, Aralık’ta 40’a indi. Dünyada da aynı trend var

https://i0.wp.com/media.roarmag.org/2011/11/We-are-the-99-percent.jpg

Dünya genelinde gelir adaletsizliği artarken üretilen servet bir grup insanın elinde toplanıyor. Son açıklanan verilere göre ABD’nin en zengin 40 insanı ülkedeki nüfusun yoksul yarısıyla eşit servete sahip. Bu sayı Kasım ayı için 43, Ekim ayı için 47’ydi. Ayrıca ABD’deki en zengin yüzde 0.1’i oluşturan 16 bin hanenin ortalama serveti hane başına bir milyar TL’ye ulaştı.

85’TEN 70’E İNDİ

Yoksulluğa karşı mücadele eden uluslararası örgüt Oxfam’ın raporlarına göre dünyada da benzer bir eğilim devam ediyor. Geçen yıl dünya genelinde en zengin 85 kişinin dünyadaki en yoksul üç buçuk milyarla aynı servete sahip olduğunu açıklayan Oxfam, bu yıl en zengin 70 kişinin 1.84 trilyon dolar ile dünyanın yoksul yarısından daha fazla servete sahip olduğunu açıkladı.

30 YILDA ARTTI

Servet adaletsizliği özellikle son 30 yılda neo-liberal politikalara paralel olarak değişti. Birçok ülkede zenginlerin gelir vergilerinin azaltılmasıyla birlikte büyüyen adaletsizlik için 1980 senesiyle bir karşılaştırmak yapmak mümkün: ABD’nin en zengin yüzde 0.1’i 1980’de servetin 2.2’sine sahipti. Bu miktar 30 yılda yaklaşık 5 kat artarak yüzde 10’a yükseldi. 2014 itibariyle ABD’de en zengin yüzde 1’e dahil olmak için yılda 1.1 milyon dolardan fazla kazanmak gerekiyor.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

“İşimiz zor ama yolumuz açık”

Birleşik Haziran Hareketi Beyoğlu forumunda konuşan Selçuk Kaygusuz “İşimiz zor ama yolumuz açık” dedi

30.11.2014 ONUR EREM twitter: @onurerem

Birleşik Haziran Hareketi’nin dün Beyoğlu’nda düzenlediği mahalle forumuna beklenenin üzerinde katılım oldu. “Haziran mahallesine dönüyor” sloganıyla Cezayir Oteli’nde gerçekleşen toplantıda yaklaşık 100 katılımcı, ayakta da olsa toplantıyı dinleyebilmek için salonu hıncahınç doldurdu.

Katılımcıların sırayla söz aldığı, kadınlara pozitif ayrımcılık için daha fazla konuşma süresi verilen toplantıda ilk olarak Abdurrahman Atalay konuştu. Birleşik Haziran Hareketi’nin kimlik ya da sorun temelli değil, sınıf temelli bir hareket olduğunu söyleyen Atalay “Ancak kimlik temelli veya belirli bir sorun etrafında hareket eden hareketler de dostlarımızdır. Halkların Demokratik Kongresi gibi yapılarla birlikte hareket edeceğimiz, dayanışma göstereceğimiz çok nokta olacak” dedi. Herkesi bir çatı altında birleştirmenin mümkün olmadığını söyleyen Atalay, Gezi’yi yaratan krizlerin hepsinin önümüzde durduğunu anlatırken sözlerini “2 hafta önce Gezi’ye tekrar iş makineleriyle girmeleri karşısında gösterdiğimiz refleks onları korkuttu” dedi.

“VEKİL DEVŞİRMESİ ÖNEMLİ”

Atalay’ın ardından konuşan Melda Onur ise “Bugün buraya bir CHP milletvekili olarak katılmıyorum, birlikte direndiğimiz arkadaşlarımın yanında olmaya geldim” ifadelerini kullandı. Haziran Hareketi isminin çok önemli olduğunun altını çizen Onur “Bu hareket siyasi partilere milletvekili mi devşirecek, partileşecek mi, yoksa parlamenter sistemden uzak mı duracak henüz bilmiyoruz. Ancak solda gördüğü partilere milletvekili devşirmesi çok etkili ve önemli olur” dedi. Gezi’de 20 gün boyunca direnen gençlerin bir kısmının kendini TBMM’de ziyarete geldiğinde “Sakın bu insanları partinize alıp sahiplenmeye çalışmayın, biz burada CHP’yi güçlendirmek için değil, siyasetçilere nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi göstermek direndik” dediğini aktaran Onur, bu sözleri unutmadığını da belirtti.

“ESTETİK VE SAHİCİ”

Toplantıdaki bir diğer konuşmacı da Cem Tüzün’dü. İkinci defa BHH toplantısına katıldığını söyleyen Tüzün konuşmasına siyasetin finansmanının önemine dikkat çekerek başladı. “Nasıl oldu da Gezi nöbetleri onlarca kişiden milyonlarca kişiye ulaştı, bu sorunun cevabı hareketin geleceğini şekillendireceği cevap olacak” diyen Tüzün, BHH’de ahlak ve akılın iki temel yapı taşı olması gerektiğini söylerken “Siyaset dilimiz ve duruşumuz estetik olmalı, sahici olmalı” ifadelerini kullandı.

MEYDAN İŞGALLERİ DEVRİ

Bir başka katılımcı ise Yasemin Cankurtaran’dı. Dünyada farklı dönemlerde farklı hareket ve eylem tarzlarının ortaya çıktığını, çağımızda da bunun medyan işgalleri şeklinde gerçekleştiğini söyleyen CHP PM üyesi Cankurtaran “Brezilya’dan İsrail’e kadar meydan işgallerinde hep bir tema oldu. İşsizlik, ekonomik çöküş, futbol, kentsel dönüşüm, ev fiyatlarındaki yükseklik, ağaca sahip çıkma gibi” dedi. Etnik ve dini kimliklere, sınırlara inanmadığını söyleyen Cankurtaran önceki gün çocuklara moral verme etkinliği için gittiği Suruç’ta 30 kişinin öldüğü bombalı saldırılar nedeniyle herkesin kaçtığını ve hiçbir şey yapamadıklarını anlatırken “Burada da sınırların anlamsızlığını gördük, çünkü sınırın iki tarafında da halk birleşmiş durumda” dedi.

BHH’nin algı yönetiminin ve pazarlanmasının da çok önemli olduğunu, öbür türlü kıyıda köşede görünmez kalabileceğini vurgulayan Cankurtaran “Öyle bir toplum düşlemeliyiz ki kimse kendini azınlık hissetmesin, herkes işte benim ülkem diyebilsin” ifadelerini kullandı.

Katılımcılardan Selçuk Kaygusuz, BHH’nin geleceğinin nereye evrileceğini kimsenin bilmediğini söylerken “Biz Gezi’de ilk defa tek bir ok olup düşmanımıza saplanmayı başardık. Tekrardan nasıl ok haline gelip hedefimizi vuracağımızı bu süreçte bulacağız. İşimiz çok zor ama bunun yolunu aramak zorundayız. İşimiz zor ama yolumuz açık” dedi.

OY ALMANIN YOLU

Beyoğlu Esnafı Tarkan Konar ise “Gezi’de sadece hislerimizle çok güzel bir şey çıkardık ortaya” diye başladığı konuşmasında dünyada çevre, ekoloji, tarım krizleri ve savaşları yaşandığını, yüz yıl sonra tarihte Türkiye’de verilen bu mücadelenin yazacağını anlattı. “Gezi’de hareket politik değildi, iktidarı ele geçirip yeni bir düzen kurma amacıyla bir araya gelememişti ancak oluşacak yeni bir politik harekete sosyo-kültürel bir zemin hazırladı halk. Bazı solcuların söylediği ‘Bu halktan bir şey olmaz’ sözü halkın Gezi’deki eylemliliğiyle artık geçersiz bir sözdür. Toplum bize hak verdi, ama oy vermedi. Oy vermsi için ne yapacağımızı bilmesi lazım, ki biz de tam olarak bilmiyoruz. Oy alabilmek için 100 yıl önceki gibi ‘Ne yapmalı’ sorusunu kendimize sorup cevap bulmamız, bir reçete yaratmamız gerekir” diyen Tarkan Konar, Gezi’nin kendi gündemini belirleyen bir hareket olduğunu, BHH’nin de esnaf sorunları, AKM ve Taksim İlkyardım’ın durumu, Okmeydanı’ndaki kentsel dönüşüm gibi konular ile kendi gündemini belirleyerek sırf bir hükümet karşıtlığından kurtulabileceğini söyledi: “Gezi kendini tartıştırdı, halk orada 15 gün boyunca devletsiz bir yaşamın mümkün olduğunu gösterdi”.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

AKP zeytinle dalga geçiyor

Artık kütüklerini kullanırsınız!

Yırca’da 6 bin zeytin ağacının termik santral için kesilmesinin üzerinden bir ay geçmemişken AKP’li Demircan ‘Turizmde zeytin olgusunu iyi kullanmalıyız’ dedi

yırca

25.11.2014 ONUR EREM twitter:@onurerem

Yırca’da Kolin’in termik santrali için 6 bin zeytin ağacının kesilmesinin ardından çok sayıda AKP’li santrali zeytine tercih etmenin normal olduğunu açıklarken İstanbul Beyoğlu Belediyesi’nin AKP’li Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan “Turizmde zeytin unsurunu iyi kullanmalıyız” dedi. Malta’daki Turizm Forumu’nda konuşan Demircan “Dünyada zeytin olgusuyla bir ilgi uyandırabiliriz. Akdeniz çanağı dışındaki ülkelerde zeytin üzerinden merak uyandırabiliriz” ifadelerini kullandı. Ancak AKP, halihazırda zetin üzerinden dünyada ilgi uyandırmış bulunuyor.

Ahmet Misbah Demircan

Ahmet Misbah Demircan

DÜNYA YIRCA’YI YAZMIŞTI

Ses kayıtlarına göre “Bu milletin .mına koyacağız” diyen Cengiz Holding’in sahibi Mehmet Cengiz’e “inşallah” diye karşılık veren Celal Koloğlu’nun yönettiği Kolin Şirketler Grubu’nun 7 Kasım’da Yırca’da 6 bin zeytin ağacını kesmesi tüm dünyada ilgi çekmiş, İngiltere’deki The Guardian’dan İtalya ve Ortadoğu’daki gazetelere kadar çok sayıda basın kuruluşunda konuyla ilgili haberler ve makaleler yer almıştı. Misbah Demircan yaklaşık bin kişinin dinlediği konuşmasını “Akdenizdeki şehirler birbirleriyle sık sık görüşmeli ve oluşturulacak sinerjiyle zeytin üzerinden merak uyandıracak projeler üretmeli” sözleriyle bitirdi.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Vegan beslenme tablosu hazır

Veganlığa büyük hizmet!

Yeryüzüne Özgürlük Derneği veganların sağlıklı beslenebilmesi için bir insanın tüm günlük besin ihtiyaçlarını ve bu ihtiyaçları nasıl karşılayabileceğini anlatan bir tablo hazırladı

Screenshot from 2014-11-29 15:10:2725.11.2014 twitter:@onurerem

Yeryüzüne Özgürlük Derneği, Dünya Vegan Ayı kapsamında bir beslenme tablosu hazırladı. Tabloda sağlıklı kalmak için her gün hangi miktarda vitamin ve minerala ihtiyaç olduğu ve veganların bu ihtiyaçlarını hangi gıdalardan alabilecekleri anlatılıyor. ABD Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Servisi’nin verilerinden yararlanılarak hazırlanan tabloda yer alan ihtiyaçlar şunlar: Omega 3&6, Protein, Karbonhidrat, Lif, Demir, Kalsiyum, Çinko, Magnezyum, Potasyum, A Vitamini, B Vitaminleri, B12 Vitamini, C Vitamini, D Vitamini, E Vitamini ve K Vitamini.

Bu öğelerin vücutta hangi işlevler için kullanıldığını anlatan, hangi grupların hangilerinden daha fazla alması gerektiğini de belirten tabloda her öğe için en az 7-8 farklı besin kaynağı belirtiliyor. Bunun istisnaları ise yalnızca 5 gıdanın tavsiye edilebildiği D ve B12 vitaminleri. Gıdalar dışında D vitaminini almak için bol bol güneşe çıkmak tavsiye edilirken B12 içinse vitamin takviyesi öneriliyor: “Ancak bu vitaminler ilaç firmaları tarafından hayvanlar üzerinde denenmiş oluyor. Sperm yemek de B12 almanın sıradışı bir yoludur.”

Örnek bir vegan kahvaltı menüsü de içeren tablo, “Hayvan köleliğine karşı veganlık, tüketim kültürüne karşı friganlık!” sloganıyla bitiyor. Tabloya bit.ly/1rkWMmh linkinden erişebilirsiniz.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın