Eski inançlara yeni bir yorum: Neopaganizm

ONUR EREM

Neo-paganlar kendi dinlerini başkalarına empoze etmeye çalışmazlar. Kendilerine özgürlük tanıyacak her dinin özgürlüğünü savunurlar. Onlara göre din ve devlet işleri de kesinlikle ayrılmalıdır.

Pagan dini dendiğinde insanların aklına tarih öncesinde ortaya çıkan ve tek tanrılı dinlerin ardından yok olan (veya yok edilen) ‘ilkel’, çoktanrılı dinler gelse de; Neopaganizm akımı sayesinde bu inançlar gelişerek tekrar dünyaya yayılıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan bu akım, ülkelerindeki egemen dinleri kısıtlayıcı ve yapay bulan insanlar tarafından, ‘insan doğasının özüne dönüş’ anlamı taşıyor.

Kökleri 1800’lerin ortasına dayanan, 1960’lardan itibaren örgütlü ve örgütsüz biçimlerde hızla yayılan Neopaganizm inancı, Avrupa ve Orta Doğu’daki Pagan atalarının inanışlarının ‘en iyi’ buldukları kısmını tekrar diriltirken, günümüzün modern hümanizminden ve çoğulculuğundan da etkilenmekte. 19. yüzyılın coşumculuk (romantisizm) akımından etkilenen Neopaganların genellikle doğaya karşı romantik hislere sahip olduklarını ve çevreci olduklarını söylemek mümkün. Neopaganizm 1960’ların sonunda yükselen feminizm hareketinin de ilgisini çekmiş, dişil ana tanrıların varlığı nedeniyle bazı feministler sonradan Neopaganizm inancını benimsemiştir.
DAHİLİ VE HARİCİ KUTSALLIK
İngiltere merkezli Pagan Federasyonu gibi bir yapıya sahip olsalar da, Neopagan inanışlar kendi içinde Wicca, Germenik Neopaganizm, Bütün Dünyaların Kilisesi gibi birbirinden farklı sayısız dala ayrılıyor.
Peki, bu farklı inanışların Neopaganizm çatısı altında buluşmasını sağlayan şey nedir? Bu insanlar neye inanıyor? Bu soruların cevabını Neopaganizmi anlatan neopagan.net adlı internet sitesinden derledik:

Neopaganlar, kutsallığın hem harici hem de dahili olduğuna, herkesin Tanrılar’ın bir parçası olduğuna inanıyor. Onlara göre herkes Tanrı’nın bir parçasıdır. Tanrılar kendilerini harici olarak (fiziksel bir formda) veya dahili olarak (ilham veya iletişim gibi yollarla) ifade edebilir. Bu düşünce sonucunda Neopaganlar fiziksel dünyanın kutsal olduğuna, Tanrılar’ın her yerde olduğuna, her şeyin canlı olduğuna ve evrende var olan her şeyin bir ve tek bir varlık olduğuna inanır.
Neopaganlar bütün çocukların kutsal olduklarına inanırlar. Çocukların doğduğu anda Tanrılar ile iletişimini engelleyen hiçbir bilinç bariyeri yoktur. Bu yüzden Hıristiyanlıktaki ilk günah kavramı, Neopaganizm’de yerini ilk kutsallığa bırakmıştır. Bazı reenkarnasyoncu Neopaganlar çocukların önceki hayatları nedeniyle belli davranışlara yönelim göstereceğini söylerken, bütün Neopaganlar çocukları kutsal gördükleri için çocuk istismarına özellikle karşıdır.
Neopaganlar birçok Tanrı ve Tanrıça’nın varlığına inanır. Ayrıca çok sayıda ‘daha alt seviyede’ varlıklara inanırlar, çoğuna saygı ve sevgi duyar, tapınırlar. Bazıları bütün bu Tanrı ve Tanrıçalar’ın üstünde bir ‘yüce varlık’a inansa da, ona insani nitelikler yüklemez. Bu yüce varlık Zeus, Jüpiter veya İslam öncesi çok tanrılı Arap dinlerindeki Allah gibi bir tanrıdansa, Tao veya ‘güç’ gibi kavramlara daha yakındır. Böyle bir varlığa inananlar olsa da Neopaganizm genel olarak çok tanrılı bir inanıştır ve gezegenimizle bağlantılı Tanrı ve Tanrıçalara odaklanır.
Neopaganlar kadınların ve erkeklerin eşit derecede kutsal olduklarına inanır. Tanrıları ve Tanrıçaları arasında da cinsiyete dayalı bir ayrım yoktur. Feminen ve maskülen davranışlar, değerler ve roller, onu uygulayan beden hangi toplumsal cinsiyette olursa olsun aynı öneme sahiptir. Azınlıkta kalsalar da, bazı Neopaganlar, günümüz dünyasındaki aşırı maskülen kültürü dengelemek için feminen enerjilere daha fazla önem verilmesi gerektiğini düşünüp, sadece Tanrıçalara tapar.
ŞEYTAN, BİR PARODİDİR
Neopaganlar, Hristiyanlık ve İslam dinlerindeki gibi bir Şeytan’a inanmaz, saygı duymaz veya tapınmaz. Onlara göre Şeytan karakteri, İslam ve Hıristiyanlık mitolojilerinin Pagan tanrıları aşağılamak ve kötüleştirmek için yarattığı bir parodidir.
Sevdikleri Tanrılarını böylesine kötüledikleri, ‘Şeytanlaştırdıkları’ için Neopaganlar, topluluklarına muhafazakâr Hıristiyanları, muhafazakâr Müslümanları ve bu ikisinin aynadaki yansıması olan Satanistleri topluluklarına kabul etmez.
Çoğu Neopagan doğaya saygı ve sevgi duyar, kutsal gördükleri Doğa Ana’ya tapar. Dünya’yı bir bütün halinde yaşayan bir varlık olarak görür, insanlığın arzularını, ihtiyaçlarını ve konforunu doğadan daha önemli olarak görmezler. Teknolojik ürünlerin faydalı yanlarını kullanırken bu ürünlerin doğaya zarar vermemesi ve etik dışı olmamasına dikkat ederler.
Neopaganlar, ahlakın ve etiğin neşe, sevinç, aşk, özsaygı, karşılıklı saygı, toplumsal fayda ve kişinin kendine veya diğer varlıklara zarar vermemesi üzerine kurulması gerektiğine inanır. Neopaganların büyük bir kısmı ‘karma’ benzeri inanışlara sahiptir, yaptıkları şeylerin sonunda kendilerini de etkileyeceklerini düşünür. Sadece birey olarak kendilerinin değil, diğer bireylerin, toplumun ve doğanın iyiliğini düşünürler. Bu inançlar, çoğu Neopaganı vejeteryan, hayvan hakları aktivisti, pasifist ve/veya çevreci aktivist olmaya yönlendirmiştir.
NE KADAR AZ KURAL, O KADAR İYİ
Neopaganlara göre insanlar, sevinç, aşk, haz, güzellik ve mizah dolu bir hayat yaşamak için vardır. Çoğu Neopagan yemek, içki, müzik ve seks tutkunudur, bütün bunların kutsal olduğuna inanır.
Neopaganların genellikle kendini belli eden derecede cinselliğe yönelik tutumları vardır. Cinsel coşkuyu ilahi bir kutsama, ruhani gelişim ve aydınlanmanın bir kaynağı olarak görürler. Dolayısıyla Neopaganların önemli bir kısmı Tantrik pratiklerle aktif olarak ilgilenmektedir. Tek tanrılı dinlerin cinsiyetçi veya erotofobik yönelimleri sonucunda dışladıkları cinsel azınlıklara kapıları sonuna kadar açıktır. Bir Neopagan, heteroseksüel, eşcinsel, biseksüel, trans veya henüz ne olduğuna/olacağına karar vermemiş olabilir. Son derece sıradışı cinsel pratiklere sahip olabilir (dinsel nedenlerle bekâr veya bakire kalanlar da dahil). Bir Neopagan tek eşli ve çok eşli olabilir veya hiçbir ilişkiye girmek istemeyebilir. Bu yüzden Neopaganlar, ilişkiye katılan insanların mutlu ve sağlıklı olması koşuluyla her türlü ilişkiyi uygun bulur, hiçbirini reddetmez.
Aynı zamanda büyüye de inanırlar. Gerekli eğitim, disiplin ve niyet ile insan beyni ve kalbinin büyüler ve mucizeler gerçekleştirebileceğini savunurlar.
Evrenle bütünleşik olduklarına inandıkları için Güneş, Ay ve benzeri döngüleri kutlarlar. Ekinoks ve Ay döngülerini kutlayarak kendilerini zaman ve mekânda bulduklarına inanırlar.

Neopaganların büyük bir bölümü bir çeşit ölümden sonra yaşama veya reenkarnasyona inansa da cehennem kavramları yoktur. Ebedi bir ceza düşüncesinin oluşmamasını ise inançlarının bu dünyadaki zevkler ve görevler üzerine yoğunlaşmasını gösterirler.
Neopaganlara göre, kültürel olarak tanımlanmış ve sınırlandırılmış ‘normal’ bilinç durumundan uzaklaşmak kişisel gelişim, evrim ve dengelerini arttırmak için etkili bir yoldur. Bu yüzden meditasyon yaparlar, bilinci etkilemek için kafein, tütün, alkol ve daha güçlü etkileri olan maddeler kullanırlar. Ancak uyuşturucu bağımlılığına karşılardır.
Sağlıklı dinlerin, İslam gibi dinlerin aksine minimum kurala sahip olan esnek dinler olacağını düşünürler, bu yüzden olabildiğince az kural koymaya çalışırlar. Aralarında birbirinden çok farklı gruplar olduğu için bazıları Neopaganizm’i, birbirinden farklı dinler bütünü olarak adlandırır. Tek tanrılı dinlerin, örgütlenmelerin ve peygamber-mesih gibi şeylere inanmanın ruhsal gelişimi engellediğini savunurlar.
Tanrılara ve Tanrıçalara karşı suç işlemenin (soykırım veya ekolojik yıkım gibi durumlar dışında) mümkün olmadığını, bu yüzden de onların onurunu korumak için başka insanları ‘kâfir’ ilan etmenin gereksiz olduğunu düşünürler. Kendi dinlerini başkalarına empoze etmeye çalışmazlar. Neo-paganlar kendilerine özgürlük tanıyacak her dinin özgürlüğünü savunurlar. Onlara göre din ve devlet işleri de kesinlikle ayrılmalıdır.

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Yazı içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

6 Responses to Eski inançlara yeni bir yorum: Neopaganizm

  1. Random dedi ki:

    her konuda olduğu gibi, neopaganizm konusunda da varolan türkçe kaynak kıtlığına rağmen bu derlemeyi hazırlamış olduğunuz için gönülden teşekkürler. 🙂

    Beğen

  2. Hakan dedi ki:

    çok güzel bir derleme olmuş, elinize sağlık.

    Beğen

  3. aperioos dedi ki:

    çok güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık.

    Beğen

  4. Daimon Lupus dedi ki:

    paganizmle ilgili türkçe kitap önerebilir misiniz mail adresim daimonlupus@hotmail.com

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s