Vicdani ret: Devletin tanımadığı insan hakkı

Vicdani ret: Devletin tanımadığı insan hakkı

Türkiye, imzaladığı uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak Avrupa’nın vicdani reddi tanımayan tek ülkesi olmaya devam ederken 15 Mayıs Vicdani Retçiler Günü vesilesiyle bu meseleyi tekrardan gündeme getiriyoruz

ONUR EREM 15.05.2014

Bugün 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler günü. Türkiye 1989’da Vedat Zencir ve Tayfun Gönül’ün ‘asker olmayacağım’ ilanlarıyla birlikte tanıştı vicdani retle. O günden beri Avrupa’da onlarca ülke vicdani reddi bir hak olarak tanımaya başlarken Türkiye yerinde saymaya devam etti. Vicdani retçilerin isteği aslında çok basit: Asker olmamak. Ancak Türkiye devletinin ‘eşsiz’ yapısı nedeniyle vicdani retçilerin başına gelmeyen kalmıyor: İşkence görenler, yıllarını hapislerde geçirenler, yurtdışına kaçmak zorunda kalanlar… Devlet son yıllarda, ülke içindeki ve dışındaki baskıların da etkisiyle retçileri uzun yıllar hapiste tutmak ve işkence gibi uygulamalara son verdi ancak bunların geri dönmeyeceğinin garantisi yok. Çünkü henüz vicdani ret hakkının uygulanmasına dair bir yasa yok. Hükümet yaklaşık 10 yıldır bu yasanın gündemlerinde olduğunu söylese de, verdiği birçok söz gibi bunu da tutmamaya devam ediyor. Kendilerinden gelen son açıklama, profesyonel orduya geçildikten sonra “cezalandırıcı vicdani ret” uygulamasını başlatacakları oldu. Cezalandırıcıdan kasıtları, askerlik süresinin en az iki katı uzunluğunda bir sivil hizmet. Militarizmi reddeden insanları cezalandırmayı refleks edinmiş bir devletimiz var ne de olsa.

Devletin cezalandırma isteği yalnızca hapis veya uzun süreli hizmet zorunluluğuyla sınırlı değil. Kendine itaat etmeyenlerin günlük yaşantısını dahi zorlaştırmak için elinden geleni yapıyor devlet. İşte size son dönemden bazı örnekler:

– Necip Fazıl Kocaoğlu 34 yaşında. Askerde gördüğü işkenceler nedeniyle birliğinden kaçan vicdani retçi Necip Fazıl bir evde saklanarak yaşıyor. Firari durumunda olduğu için komşuların ihbar etmesi ihtimalinden endişelenen Necip Fazıl 6 ayda yalnızca 2 defa evden çıkabildi. Hakkında açılmış davalar var ve yakalanıp askere götürülme endişesi nedeniyle hastaneye dahi gidemiyor. İki yıl önce yaptığımız söyleşide “Üstte şenlik yapılan bir geminin altında kırbaçlanan kürekçiler gibiyiz. Üsttekilerin hiç mi vicdanı yok?” demişti, yaşadığı durumu özetlerken. Devletin inadı yüzünden iş bulamıyor, geçinmekte zorluk çekiyor, kısaca sivil ölüm yaşıyor. Önceki gün telefon konuşmamızda “Hükümet artık bu saçmalığa bir son versin” dedi: “Benim durumumda olan çok kişi var, firariler için sivil ölüm cezası son bulmalı”. Birliğinde gördüğü işkenceler ve sıradışı kaçış öyküsünu şu linkten okuyabilirsiniz: wp.me/p2psMa-76

– Ali Fikri Işık 57 yaşında. 2 yıl önce Diyarbakır’da davet edildiği bir panelde gözaltına alındı, tutuklandı. Geçen yıl tekrar tutuklandı ve toplamda 5 ay hapis yattı. Açlık grevine başlayan ve ardından serbest bırakılan Ali Fikri bu süreçte Taraf gazetesindeki işini kaybetti. Bugüne kadar hakkında aynı “suç”tan, yani asker olmamaktan açılmış 6 dava var. Biri Yargıtay’da, diğerlerinin birleştirimiş duruşması 25 Haziran’da. “Barıştan yanayım” demişti geçen yılki söyleşimizde: “Ben Kürdüm, benim bir ülkem var, adı da Kürdistan’dır ve tam 30 yıldır beni askere almak isteyen kurum bir savaş yürütüyor. Bu kurumun emrine giremem”. Önceki gün telefon konuşmamızda şunları söyledi: “Vicdani reddin olmadığı bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Türkiye gibi militer bir gücün himayesi altında inşa edilmiş bir ülkede vicdani ret bir özgürlük talebinden öte, toplumun dönüşümünü de talep eder. Sadece hükümet değil, bütün siyasi partiler sessiz bu konuda”. 12 Eylül döneminde yaşadıkları ve kendisini vicdani redde götüren hayatını bu linkten okuyabilirsiniz: wp.me/p2psMa-mp

– Uğur Bilkay 26 yaşında. Türkçe bilmeden başladığı ilkokulda her sabah “Türküm” demeye zorlanan Uğur “Andımız”ın içeriğini sorguladığı için dayak yediğini anlatmıştı geçen yılki söyleşimizde. Çocukluğunda fark etmiş askerliğin ne kadar kötü bir şey olduğunu, köylerine gelen askerler nedeniyle. 2011’de İstanbul üzerinden ülkeyi terk eden Uğur 2012’de vardığı İtalya’da sığınma hakkı edindi. Artık özgür, ama ailesiyle ve arkadaşlarıyla görüşememek pahasına. “İçinde bulunduğum durumun en kötü yanı işte bu” diyordu: “Bir gün Türkiye vicdani ret hakkını tanırsa ülkeme geri dönmek istiyorum. Ama hükümet bu konuda gözlerini kapatıyor”. Uğur’un askerliği reddetme ve yurtdışına kaçma hikayesini şuradan okuyabilirsiniz: http://wp.me/p2psMa-no

Bir gazete sayfasında bütün retçilerin hikayelerine yer vermek mümkün değil. Sizlere devletin baskısından farklı şekillerde etkilenen 3 kişiyi örnek veriyoruz ancak Türkiye’de yüzlerce vicdani retçi, bir milyona yakın “asker kaçağı” var. Hepsinin farklı hikayeleri olsa da, istekleri ortak: Asker olmamak.

Neden gitmemeli?

– İnsan öldürmemek için.

– NATO’nun ve ABD’nin emrindeki bir orduya hizmet etmemek için.

– Bugüne kadar dört darbe gerçekleştirip hiçbirinin hesabını vermeyen bir orduya dahil olmamak için.

– Müslümanları öldüren ordunun bir parçası olmamak için.

– Devletin Kürtlere karşı yürüttüğü savaşın insan kaynağı olmamak için.

– Militarizmi sonlandırmak için.

– Emir almamak, vermemek için.

– Canınız istemediği için.

İnsanlar neden askere gitmek istemiyor? Bu soruya verilebilecek çok sayıda cevap var. 381kişinin kendince gerekçelerini açıkladığı “Askere gitmeyin” adlı kitap, birbirinden farklı cevapları okumak için güzel bir kaynak.

Nasıl gitmemeli?

Neden gitmemeli dedikten sonra, nasıl gitmemeli sorusu geliyor haliyle. Bunun da farklı yolları mevcut:

– Öğrencilik ile erteleyerek: Üniversite öğrencileri 30 yaşına kadar “askerlik görevini” erteleyebiliyor. Yüksek lisans ve doktora ile bu süre uzatılabiliyor. Vicdani ret hakkının kazanılacağı güne kadar bu şekilde yasal sorun yaşamamak mümkün.

– Yurtdışında çalışarak: Yurtdışında çalışan insanlar TC’nin askerlik baskısına maruz kalmıyor. Yurtdışında çalışmak, mümkünse çalıştığınız ülkenin vatandaşlığını almak bir başka yöntem.

– İltica ederek: Birleşmiş Milletler, vicdani ret hakkının tanınmadığı ülkelerde yaşayanların iltica etme hakkına sahip olduğuna karar verdi. Bu karardan önce bile Avrupa ülkelerinden vicdani ret gerekçesiyle iltica hakkı kazanan TC yurttaşları olmuştu. Eğer iltica etmeyi düşünüyorsanız, gidebileceğiniz ülkeleri konuşmak ve bu karmaşık yasal süreçte yardım almak için Vicdani Ret Derneği’ne başvurabilirsiniz.

– Gitmeyerek: Siz askere gitmediğiniz sürece kimse sizi zorla askere götüremez. Bakaya ilan edilebilirsiniz, hakkınızda idari para cezası kesilebilir ancak herhangi bir askeri birliğe zorla teslim edilemezsiniz. Son GBT uygulamasının ardından polisler yakaladıkları retçileri askeri birliğe değil, askerlik şubesine götürebilir hale geldi fakat retçiler burada tekrar serbest bırakılıyor. İleriki aşamalarda hakkınızda dava açılabilir ve bir süre tutuklu kalabilirsiniz ancak hukuk mücadelesinin sonunda, iç hukuk yollarında mahkum olsanız dahi davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürdüğünüz takdirde haklı bulunacak ve devletten tazminat alacaksınız.

Vicdani retçiler yalnız değil

Tam bir yıl önce, 15 Mayıs 2013’te Türkiye’deki vicdani retçiler bir araya gelerek Vicdani Ret Derneği’ni kurdu. Bünyesinde sosyalistlerden Kürt retçilere, anarşistlerden Müslüman retçilere kadar geniş bir kesimi barındıran bu dernek tüm vicdani retçilere hukuki destek sağlıyor. Derneğin avukatı Davut Erkan 2 Mayıs’ta Anayasa Mahkemesi’ne vicdani ret ile ilgili bireysel başvuru yaparak yeni bir hukuki mücadele başlattı. Dernek Avrupa ve Ortadoğu’daki barış örgütleri ve vicdani ret dernekleri ile birlikte projeler yürütüyor. Bugün ve 17 Mayıs tarihlerinde basın toplantıları ve eylemler gerçekleştirecekler. İletişime geçmek için internet sitesini kullanabilirsiniz: vicdaniret.org

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Haber içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s