Avrupa’yı konuşmuyoruz

Hem köşe yazıları hem de haber içerikleri üzerinde yaptığım araştırmanın sonucu: Avrupa Birliği ile müzakerelerin 10. yılına doğru ilerleyen Türkiye’de medyanın AB’den ve Avrupa ülkelerinden bahsetme sıklığı önemli ölçüde azaldı

ONUR EREM 19.09.2014

Avrupa Birliği ve Türkiye’nin üyeliği 1990’lardan itibaren Türkiye gündeminde üst sıralarda yer bulan tartışma konularının arasındaydı. 7 Mayıs 1995 tarihli Hürriyet gazetesinin manşetinde Tansu Çiller’in sözleri vardı: “Türkiye en geç 1998’de AB’ye tam üye olacaktır”.

Türkiye’nin AB üyeliği süreci, “çözüm süreci”nden bile ağır ilerleyen bir süreç. 50 yıldır Türkiye bu yapının bir parçası olma yolunda. Tam üyeliği gerçekleştiremese de bugün Avrupa entegrasyonunun belli aşamalarına dahil olmuş bir ülke Türkiye. Artık yasaları, sınır birlikleri, göçmen politikası, vergi oranları ve daha birçok konu Avrupa Birliği muktesebatına bağlı. Yani AB üyeliğini destekleyenlerin de, karşı çıkanların da hayatını aynı oranda etkileyen önemli bir konu Avrupa siyaseti. Ancak ülke içinde AB’ye dair tartışmalar, AB’nin üzerimizdeki etkisini yansıtmaktan çok uzak bir noktada.

AB-Türkiye üyelik müzakerelerinin başladığı dönemde AB, reform yasaları gibi konular manşetlerden inmiyordu. Fakat AB-Türkiye üyelik müzakerelerinin donma noktasına gelmesi, Türkiye’de AB’nin neredeyse tamamen gündemden çıkmasına neden oldu. Geçen dönem Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Yüksek Lisans Programı’nda yayınladığım tezde, ulusal gazetelerde AB ve üye ülkelerin ne sıklıkta kendilerine yer bulduğunu araştırarak bu azalışı somut verilere döktüm. Bir tabloid gazete sayfasında bir yüksek lisans tezini özetlemek imkansız olduğundan öyle bir işe girişmeden size sadece araştırmadan dikkat çekici bazı sonuçlar aktaracağım.

Bir ülkenin gündeminde Avrupa Birliği meselelerinin ne sıklıkta yer aldığını incelemek için en çok kullanılan iki yol şunlardır: 1- AB üyesi ülkelerin medyada yer alma sıklığına bakmak, 2- AB’nin kendisinden bahsedilme sıklığına yer aldığına bakmak.

Burada atlanılmaması gereken bir faktör var: Haber niteliği taşıyan olayların sıklığı. Örneğin İngiltere’de haber değeri çok yüksek bir olayın olması (2012 Londra Olimpiyat Oyunları) veya Avrupa Birliği’nin büyük bir sorunla karşılaşması (2008’den beri etkisini hissettiren kriz) İngiltere ve AB ile ilgili haber sıklığında artışa yol açabilir. Bu etkiyi dengelemek için kullanılan bir yöntem köşe yazarlarının içeriğini incelemek. Zira köşe yazarlarının sürekli gündemin peşine takılmamak gibi bir lüksü vardır. İster 1970’lerden bir anılarını anlatırlar, ister komşularıyla sohbetlerini veya AB hakkındaki düşüncelerini. Ayrıca köşe yazarları medyanın kendi sesidir. Gazeteler politik tercihleri doğrultusunda istihdam ettikleri köşe yazarları ile kendi kurumsal politik duruşlarını gösterirler. Bu yüzden haber içeriklerinde ve köşe yazılarında AB ve AB üyesi ülkeleri ayrı ayrı incelemekte fayda var.

Sonuç olarak, dört değişkenimiz var: 1- Haber içeriklerinde AB üyeleri, 2- Haber içeriklerinde AB, 3- Köşe yazılarında AB üyeleri, 4- Köşe yazılarında AB.

Önce 1. değişkenle başlayalım: Haber içeriklerinde AB üyeleri. 2003 yılında üç gazetede AB üyesi ülkelerin herhangi birinden bahseden 52 bin içerik vardı. Bu sayı zaman içinde artarak 2010 yılında 102 bin ile zirve yaptıktan sonra her yıl azalarak 2013’te 78 bine geriledi.

Sırada 2. değişken var: Haber içeriklerinde AB. 2003 yılında bu üç gazetenin içeriklerinde AB 3 bin 700 defa geçiyordu. Bu sayı 2004’te 5 bin 800 ile zirve yaptıktan sonra 2010’a kadar dalgalı bir seyir izledi, 2010’da 5 bin 500’ü gördükten sonra aralıksız bir düşüşle 3 bin 700’e geriledi. Yani aradan geçen 10 yılda bu üç gazete AB’ye ayırdığı yeri önce artırdı, sonra müzakere öncesi yıllardaki kadar yer verir oldu.

Şimdi de 3. değişkene bakalım: Köşe yazılarında AB üyeleri. Köşe yazarları 2003 yılında AB üyelerinden 5 bin 400 defa bahsetmişti. Bu sayı 2008’de 8 bin 400’e ulaştıktan sonra zaman içinde gerileyerek 2013’te 5 bin 400’e geriledi. Yani 10 yılda başladığı noktaya geri döndü.

4. değişkenimiz ise köşe yazılarında AB. Köşe yazarları AB’yi unutmuş desek haksız sayılmayız. 2003 yılında köşelerinde AB’ye 763 defa yer ayıran köşe yazarlarımız bu rakamı 2004’te bin 200’e yükselterek zirve yaptı. O tarihten itibaren aralıksız süren düşüş sonucunda 2013’te köşe yazarları AB’den 332 defa bahsetti. Yani 2003’ün yarısından bile az.

Kırmızı noktalı çizgi: Hürriyet ve Cumhuriyet gazetelerinde AB. Yeşil kesik çizgi: Hürriyet ve Milliyet köşe yazılarında AB ülkeleri. Mor uzun kesikli çizgi: Hürriyet ve Milliyet köşe yazılarında AB. Siyah düz çizgi (sağdaki ölçek): Hürriyet ve Cumhuriyet gazetelerinde AB ülkeleri

Kırmızı noktalı çizgi: Hürriyet ve Cumhuriyet gazetelerinde AB. Yeşil kesik çizgi: Hürriyet ve Milliyet köşe yazılarında AB ülkeleri. Mor uzun kesikli çizgi: Hürriyet ve Milliyet köşe yazılarında AB. Siyah düz çizgi (sağdaki ölçek): Hürriyet ve Cumhuriyet gazetelerinde AB ülkeleri

Bütün değişkenler, Türkiye medyasının diğer Avrupa ülkeleri ve AB ile ilgili haberlerinin azalmakta olduğunu gösteriyor, özellikle de 2010’dan itibaren. Üstelik bu azalışın bir önemi daha var: Benzer araştırmaların yapıldığı Avrupa ülkelerinde bu sayıların neredeyse her zaman artış trendi göstermesine rağmen Türkiye’de büyük bir azalma olması.

Avrupa Birliği’nin, AKP hükümetinin liberalleri yanına çekmek için kullandığı bir yem olduğunu bugün geriye baktığımızda daha rahat görüyoruz. Hükümetin AB’yi gündeminden çıkarması da liberallerle arasının açılmasıyla aynı dönemde gerçekleşmiştir. Ancak AKP’nin AB’den uzaklaşması, medyanın Avrupa meselelerine gözünü kapatmasını haklı kılmaz.Türkiye’nin AB üyesi olup olmaması tartışmalarından bağımsız olarak Avrupa Birliği, bütün muktesebatı ve politikalarıyla Türkiye’de günlük yaşamdan ekonomiye kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle medyanın AB’deki gelişmelerle ilgili daha fazla ve daha derin haberler yapması, köşe yazarlarının Avrupa meselelerini ve tartışmalarını okurlara daha sık aktarması gerekir.

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Yazı içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s