Üç BirGün çalışanına 7 ay 15’er gün hapis

BirGün Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İlker Yaşar, İmtiyaz Sahibi Bülent Yılmaz ve eski internet editörü Ufuk Çalışkan, Tanrı CC’nin yazısını yayınladıkları için 7 ay 15’er gün hapis cezasına çarptırıldı

25.11.2014 twitter:@onurerem

BirGün Sorumlu Yazı İşleri Müdür İlker Yaşar

BirGün Sorumlu Yazı İşleri Müdür İlker Yaşar

Tanrı CC rumuzlu twitter kullanıcısının BirGün’de yayınladığı bir yazı, üç BirGün çalışanının hapis cezası almasına neden oldu. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi dün verdiği kararla BirGün Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İlker Yaşar, İmtiyaz Sahibi Bülent Yılmaz ve eski internet editörü Ufuk Çalışkan’a 7 ay 15’er gün hapis cezası verdi. “Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak” gerekçesiyle verilen karar, sanıkların avukatı Ali Deniz Ceylan tarafından Yargıtay’da temyiz edilecek.

Mahkeme Ufuk Çalışkan için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verirken, İlker Yaşar ve Bülent Yılmaz’ın “daha önce de basın yoluyla suç işledikleri” gerekçesiyle bu iki kişi hakkında kararın açıklanması geri bırakılmadı. Yaşar ve Yılmaz’ın cezaları günlüğü 20 liradan 4 bin 500’er TL para cezasına çevrildi.

Dava süresince Tanrı CC rumuzlu twitter kullanıcısı kimliğini açıklamayı reddetti. Bu nedenle mahkeme “Eser sahibi belli değil” diyerek BirGün çalışanlarına ceza verdi. Eğer Tanrı CC’nin kimliği öğrenilebilseydi, ceza yalnızca kendisine verilecekti. Ufuk Çalışkan karar hakkında “Dini duygulara hakaret adı altında düşünce özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaların yeni bir örneği” derken İlker Yaşar “Mizahi boyutu olan bir yazının, mizah ötesine taşınarak, dini duygulara hakaret boyutuna taşınması kabul edilemez. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu bu kararın, AİHM kararları ışığında temyiz edileceğinden kuşkum yok” dedi.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Mahpuslar Yol TV istedi, devlet İslamcı Hilal TV verdi

25.11.2014 ONUR EREM twitter:@onurerem

Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde kalan maphusların gazetemize gönderdiği mektup, cezaevinde Ağustos ayında yaşanan çok sayıda hak ihlalini gözler önüne seriyor. Cezaevi yönetiminin 17 Kasım’da postaya verdiği mektupta anlatılanlara göre mahpusların izlemek istediği Yol TV, İMC, Halk TV, Artı 1 gibi kanallar “televizyonun kanal kapasitesi dolu” denilerek reddedilirken bir süre sonra Hilal TV adlı İslamcı kanal listeye eklendi. Mahpusların Milliyet’ten Esra Ulus, BirGün’den Zeynep Kuray ve bianet’e göndermek istediği mektuplar “sakıncalı içerik” gerekçesiyle engellendi. Mahpuslar, her ay hazırladıkları hak ihlalleri raporunun hapishane idaresince engellendikten sonra infaz hakimliğinin itirazları kabul etmesi üzerine gecikmeli olarak gönderilmesinden de şikayetçi.

MİZAH DERGİLERİ AYLARDIR YASAK

Diğer şikayetler ise şöyle: “Haftada 10 saatlik sohbet hakkı ‘yeterli personel olmadığı için’ 5 saat olarak uygulanmazken yeni açılan din kurslarına yeterli personel bulunabiliyor. Penguen, Uykusuz, Leman gibi dergiler talep olmasına rağmen aylardır getirilmiyor. Utku Aykar adlı mahpus, kendisini yerde sürükleyen gardiyana ‘sen bana işkence ettin’ dediği için ‘görevli personele hakaret’ şuçlamasıyla hücre cezasına çarptırıldı. Avukat görüşlerinin polis tarafından dinlenmesini protesto eden iki mahpusa ‘gereksiz yere slogan atmak’ gerekçesiyle soruşturma açıldı”.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Adalet Bakanlığı: Gazeteler ve dergiler zararlıdır

Tekirdağ F Tipi cezaevinde mahpuslar, Adalet Bakanlığı’nın “gizli genelgeyle” gazete ve dergileri “mahpusların topluma kazandırılmasını, yasalara saygılı ve topluma uyumlu olmasını engelleyen materyal” olarak tanımlamasından şikayetçi

cezaevi

26.11.2014 ONUR EREM twitter:@onurerem

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nden gazetemize gönderilen bir mektup, cezaevindeki mahpusların dergi ve gazetelere erişmelerinin düzenli olarak engellendiğini anlatıyor. Cezaevindeki mahpuslardan Muhammet Akyol’un gönderdiği mektupta Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 10.11.2014 tarihinde yayınladığı genelge nedeniyle çok sayıda yayının cezaevindeki mahpuslara gönderilmesinin engellendiği yer alıyor. Yeni genelgede dergi ve gazetelerin “Tutuklu/hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasını, yasalara saygılı ve topluma uyumlu olmasını geciktiren veya engelleyen materyaller” olarak yer aldığını söyleyen Akyol mektubunda “Şu ucubeliğe bakar mısınız! BirGün gazetesini yalnızca kantinden alıp okumamıza izin veriliyor, eğer posta yoluyla gönderilirse veya ziyaretçimiz getirirse buna ‘örgütsel haberleşme ve dayanışma’ gerekçesiyle izin verilmiyor. Vahşi 19 Aralık 2000 operasyonundan günümüze F Tipi İnfaz Rejimi ile teslim alınamayan politik tutsaklara yönelik tecrit ve izolasyon terörüne yeni bir halka daha eklenmek isteniyor. AKP zihniyeti ‘parayı veren düdüğü çalar’ misali, sadece parası olan tutsaklara kantinden dergi/gazete alıp okumayı hak görüyor. Satın alacak paranız yoksa, okuyamazsın! Abartmıyorum. Şahsıma veya herhangi bir tutsağa BirGün’ü posta ile ulaştırmaya çalışın, verilmediğini göreceksiniz” ifadelerini kullandı.

‘GİZLİ GENELGE’

Söz konusu genelge, Adalet Bakanlığı’nın internet sitesinde yer almıyor. Konuyla ilgili 24 Kasım’da bir açıklama yapan dokuz sosyalist basın kuruluşu (Atılım, Halkın Günlüğü, Kızıl Bayrak, Mücadele Birliği, Özgür Gelecek, Siyaset, Türkiye Gerçeği , Barikat Dergisi ve Yarın) genelgeye itiraz etmek istediklerini ancak genelgeye ulaşamadıklarını açıklamıştı.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Eldorado: Ege’nin iki yakasının da düşmanı

Türkiye’de madencilik faaliyetleri tepki çeken Eldorado şirketinin Yunanistan’da koruma altındaki bir ormanda maden işletmesini protesto eden binlerce kişiye polis saldırdı

gazdanadam-dekupeolabilir

24.11.2014 ONUR EREM twitter: @onurerem

Yunanistan’ın Halkdiki bölgesinde bulunan Skouries-Kasteli-Kakkavos Doğal Koruma Alanı’nın sınırı üzerinde altın madenciliği yapan Eldorado şirketi önceki gün maden önünde protesto edildi. Bin beşyüzden fazla kişinin katıldığı eylemde Skouries altın ve bakır madeni önüne gelen halk, maden alanının kapısının açık olduğunu fark edince alana girdi. Eylemcilerin içeri girmesinin ardından polis gaz bombalarıyla saldırdı. Polis güçleri halkı maden alanından çıkardıktan sonra orman içinde göz yaşartıcı gaz atarak orman içinde kovalamaya başladı. 3 saatlik çatışmanın ardından kitle tekrar toplanarak sloganlar attı. Bazı eylemciler, yoğun gaz kullanımı nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

pankartliŞİDDETE BOYUN EĞMEYECEKLER

Halkdiki Direniş Komitesi, eylemin ardından yaptığı açıklamada “Yunan polisi bir kere daha özel güvenlik gibi hareket ederek barışçıl eylemde bulunan kitleye saldırdı. Toprağımızı ve yaşamlarımızı savunmak en doğal hakkımızdır. Ne kadar vahşet ve şiddet uygularlarsa uygulasınlar, biz zafere kadar mücadelemize devam edeceğiz. Bu suçları işleyenlerden çok yakında hesap soracağız” ifadelerini kullandı. Yunanistan’daki sol parti SYRIZA da eylemcileri destekliyor.

Özel sektöre hediye edilmişti

Skouries madeni 1990’lardan beri Yunan yargısını meşgul ediyor. Yunan Yargıyayı 2002 yılında bölgedeki madenciliğin çevreye zarar vereceği gerekçesiyle madenin işletmesini durdurmuştu. Madenin 2003’te kamunun elinde piyasa değeri 400 milyon avroyken Hellas Gold’a 11 milyona satılması dava konusu olmuş, 2011’de Avrupa Komisyonu bu satışı “devletin bir şirkete yasadışı para yardımı” olarak tanımlamış ve Hellas’ın Yunanistan devletine 16 milyon avro ödemesi gerektiğine karar vermişti. Bu kararın ardından Hellas parayı vermek istemediği için, devlet ise parayı almak istemediği için temyiz başvurusu yapsa da başvurular reddedilmişti. Yunanistan’da yaşanan ekonomik krizin ardından Hellas Gold 2011’de Eldorado’ya satılmıştı.

kadinTürkiye’deki şirketi TÜPRAG

Kanada kökenli maden şirketi Eldorado Gold, Türkiye’de de sahibi olduğu TÜPRAG adlı şirket aracılığıyla madencilik faaliyeti yürütüyor. İzmir-Efemçukuru, Konya ve Uşak’taki maden çalışmaları defalarca yargı tarafından durdurulan Eldorado, bu üç noktada yaşayan halkın tepkisini çekmişti.

‘YASALARA ALDIRMAYACAĞIZ’

2010 yılında dönemin başbakanı Erdoğan, bazı bölgelerdeki faaliyetleri mahkemelerce durdurulan Eldorado’nun temsilcilerine “Maden Kanunu Meclis’te, yabancı yatırımın önünü açan yasa da çıkarıldı sorunlarınız çözülecek” demişti. Enerji Bakanı Hilmi Güler ise “Engellerle karşılaşsak da bunlara aldırmayacağız” ifadelerini kullanmıştı.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Avrupa gençliği taleplerini yayınladı

Romanya’nın Kaloşvar kentinde toplanan Avrupa Gençlik Forumu son gününde Avrupa devletlerinden taleplerini sıralayan bildiriler yayınladı

20141121_12010822.11.2014 ONUR EREM twitter:@onurerem

KALOŞVAR/ROMANYA – Avrupa çapından gençlik konseyleri ve uluslararası gençlik örgütlerini bir araya getiren Avrupa Gençlik Forumu (AGF), Pazar günü sonlandı. 40 ülkeden ulusal gençlik konseyinin yanı sıra 59 farklı gençlik örgütünden yaklaşık 300 kişinin katıldığı, 2015 Avrupa Gençlik Kenti seçilen Romanya’daki Kaloşvar’da gerçekleşen forumun son gününde farklı gruplar tarafından önerilen deklarasyonlar ve talepler oylandı. Genel Kurul’da gerçekleşen oylamada çok sayıda madde kabul edilirken, kurul boyunca tartışmalara yol açan TTIP (Transatlantik ticaret ve Yatırım Partnerliği Anlaşması) kabul görmedi. TTIP görüşmelerinin kapalı kapılar ardında yapılmasını, neo-liberal politikalar dayatmasını ve gençlerin çıkarlarına olmamasını eleştiren deklarasyon, Hristiyan Demokratlar, Katolik Gençlik ve eski Sovyet ülkelerinden örgütlerin oylarıyla reddedildi.

Bunun dışındaki bildiriler ise büyük oranda kabul edildi. Avrupa Birliği’nin politikalarını etkileme gücüne sahip AGF’nin kabul ettiği maddelerin bir kısmı şöyle:

>> AGF Avrupa devletlerinin genç işsizliğine karşı stratejiler yaratmasını, bu konuda AGF’nin önerilerini dikkate almasını talep eder.

>> Şirketlerin genç emeğine düşük ücret vermesini sonlandırmak için Avrupa çapında geçerli yasalar çıkarılması gerekmektedir.

>> AGF Avrupa devletlerini dezavantajlı, engelli ve yoksul gençlerin eğitime erişmesine öncelik sağlamaya davet eder. Eğitim bir piyasanın koşullarına terk edilecek bir pazar değil, toplum çıkarına yürütülecek bir kamu hizmetidir.

>> AGF, ülkelerin eğitim müfredatının toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı olmamasını talep eder.

>> Doğanın ve çevreye verilen zararlar gençlerin geleceğini karartma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle AGF, devletlerin çevreyi koruma konusunda biliminsanlarının tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmesini talep eder.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın