Dekan – ülkücü el ele, saldıralım gazetecilere

Marmara Üniversitesi’nde Mete Çucukçu, İsmail Saymaz ve Alper Turgut’un katılacağı panele izin vermeyen İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran ve faşist öğrenciler katılımcılara sosyal medya üzerinden hakaret yağdırdı. BirGün’e konuşan İsmail Saymaz “Devran, son 10 yılda sığlaşan ve körelen gazeteciliğe kurşun asker yetiştirmek istiyor” dedi

08MARMARA07

İsmail Saymaz’a hakaret eden Yusuf Devran ile panelin düzenlenmesini isteyen öğrencileri tehdit eden Selçuk Elmas’ın samimi fotoğrafı dikkat çekiyor.

ONUR EREM

Önceki gün Marmara Üniversitesi’nde düzenlenmek istenen “Gazetecilik, İktidar ve İfade Özgürlüğü: 10 Yılın Bilançosu” konferansa İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran başvurunun klüp tarafından değil, bireysel olarak yapıldığı gerekçesiyle izin vermedi.

İsmail Saymaz’ın dekanlığın tutumunu eleştirmesi üzerine Yusuf Devran sosyal medya üzerinden katılımcılara hakaretler yağdırmaya başladı.

“İSMAİL SAYMAZ PROVAKATÖRDÜR VE İŞBİRLİKÇİDİR”

Yusuf Devran’ın bir sosyal paylaşım sitesinde yazdığı mesajları imla hatalarına dokunmadan yayınlıyoruz:
“Fakultede ne zaman toplanti yapacagima ben karar veririmArtik marmara iletisim ogrencilerini kandiramazsiniz. İsmail saymaz yalancisi kampuse alinmadigini soyluyor.kim almamis seni. Kanitlayamazsan mufteri ve yalancisin İsmail.
Sunu bilki bundan boyle marmara iletisimden senin gibi yalanci gazeteciler yetismeyecek.
Radikal gazetesindeki ismail saymaz provakatordur ve isbirlikcidir. Kendisini mahkemeye verecegim. İsmail Saymaz cek kirli ellerini fakultemden. Seni kampuse kim sokmadı mufteri. Darbeleri sen ve senin gibiler iyi bilir. Cunku isiniz bu.”

ÜLKÜCÜLER DE İŞİN İÇİNDE
Devran’ın bu açıklamalarından cesaret alan ülkücü öğrenciler ise, panelin düzenlenmemesini eleştiren öğrencilere hakaret etmeye başladı. Yusuf Devran ile samimi fotoğrafları olan Selçuk Elmas adlı öğrenci, bir sosyal paylaşım sitesinde şunları yazdı:
“Sol fraksiyonun adres adres, sokak sokak izleri elimde. Okula gelmezlerse evlerinde, yurtlarında da çay içirtiriz onlara. Heee bu arada çantamda etek var. O eteği okulda kim giyecek hep beraber izleyeceğiz! Müslüman olmak dünyalar eder… Müslümanın karşısında duracak adamın alnından öperiz biz. O okulda tüm sol fraksiyonları görmek istiyorum… Eteği kim giyiyormuş anlayacaksınız! Selçuk Elmas adamın bir yerlerinden kan alır, Kızılay’ya bağışlar. Kaldı ki öyle yapacağım. Kızılay’a kan lazımmış rica ettiler!”

PANEL EĞİTİM SEN’DE
08 MARMARA KUTU EGITIMSEN 07Dekanlığın iptal ettiği panel Eğitim-Sen 6 No’lu şubede yapıldı. Mete Çubukçu’nun katılmadığı panelde İsmail Saymaz konuşmasında genel olarak polisin yurttaşlar üzerinde uyguladığı şiddete ve Türkiye’de devam etmekte olan Ergenekon Davası sürecine değindi. Saymaz Ahmet Şık ve Nedim Şener’in davalarına değinerek şöyle konuştu:
“İşkenceci geçmişi ile bilinen ve aslında çok daha karanlık bir geçmişi olan Hanefi Avcı ile meslektaşlarımızın, Ahmet’in ve Nedim’in aynı davada yargılanıyor oluşu utanç verici ve temeli olmayan bir durumdur.”

Alper Turgut ise konuşmasında, “Türkiye’de yaşanan bu baskı ortamı yeni değil, hep vardı; fakat ilk kez bu kadar sert biçimde uygulanıyor” dedi.
Turgut konuşmasının devamında özellikle sektördeki sendikal sıkıntılara ve bir takım gazetecilerin iktidara göre konumlanmasına eleştiri getirirken, “Ben kaç yıldır gazetecilik yapıyorum ne evim ne arabam var. Kendine gazeteci diyen bazıları ise nasıl oluyorsa milyonlar içinde yüzüyor,” dedi.
YUSUF DEVRAN KİMDİR?
– Yusuf Devran, 1996-1999 yılları arasında Samanyolu Televizyonu Haber Merkezi’nde yönetici ve muhabir olarak çalıştı.
– Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı olduktan sonra Ekşi Sözlük’te kendisini eleştiren bir öğrenciyi okuldan uzaklaştırdı.
– Facebook’daki iletisini beğenmediği bir akademisyene soruşturma açtı.
– Tutuklu bir öğrencinin selam gönderdiği akademisyene soruşturma açtı.
– İletişim Fakültesi öğretim üyeleri, Yusuf Devran’ın lisans ve doktora öğrencisi alımında usulsüzlük yaptığını, fişlediği öğrencileri okula almadığını iddia etti.
– Kendisine muhalefet eden akademisyenleri yıldırmak için odalarını bir yılda 4 kez değiştirdi iddia edildi.
– Öğretim üyeleri, Yusuf Devran’dan sözlü ve fiziksel şiddet gördüklerini iddia etti.

İSMAİL SAYMAZ: DEVRAN KENDİNİ KÜÇÜK TAYYİP ERDOĞAN OLARAK GÖRÜYOR
Radikal Muhabiri İsmail Saymaz, Yusuf Devran’ın açıklamalarını BirGün için analiz etti:
>> Yusuf Devran’ın geçmişte de benzer hakaretleri, saldırıları olmuştu. Bu davranışlarının arkasındaki zihniyeti nasıl açıklayabiliriz?
İsmail Saymaz: Anladığım kadarıyla bu dekan kendisini okulun 08 MARMARA KUTU ISMAIL SAYMAZ 07dekanı değil de hükümranı zannediyor. Başbakanın Türkiye üzerinde kendisine atfettiği rol neyse Yusuf Devran’ın da Nişantaşı Yerleşkesi’nde kendisine atfettiği rol aynı. Erdoğan’a öykünme ve o otoriterliği kurma arzusu var.
Bu arzunun yansıması olarak öğrencileri kendi tebaası sanıyor, araştırma görevlilerini de bilimsel gerçeklik mücadelesi veren insanlar değil kendisini onaylamak zorunda olan görevliler gibi görüyor.

Twitter’da öğrencileriyle kurduğu dilde bile ‘yavrum’ lafını kullanmasıyla kurmak istediği ilişkiyi anlayabiliriz. Başbakanın kendisine atfedilen babacan tavrın izdüşümleri bunlar.

Kişilik tahlili yapmak zorundayız, çünkü ilk defa böyle bir insanla karşılaşıyoruz. Daha önce de anti-demokratik yöneticiler vardı ama bu örnek çok sıradışı. Devran, Marmara Üniversitesi için “Burası bana ufak daha neler yapabilirim” zihniyetiyle hareket ediyor. TOKİ Başkanı gibi elinden gelse üniversite binasını yıkıp baştan yapacak bir anlayışa sahip.

>> Bu kadar eleştiri alan bir insanın hâlâ dekanlık koltuğunda oturması hakkında ne düşünüyorsunuz?
İS: Böyle açıklamalar yapan bir insan, bürokrat veya bakan olsa görevden alınırdı. Ama YÖK yasaları Devran’ın görevine devam etmesini sağlıyor. Kendisi bir yandan Bedrettin Dalan’ın üniversitesinde 7 yıl çalışmış, Samanyolu TV’de başka bir iktidar biçiminin tanığı olmuş. Bu yüzden iktidarla nasıl ilişki kurması gerektiğini biliyor.
Son 10 yılda gazetecilik faaliyetinde korkunç bir sığlaşma, körelme ve daralma var. Gazeteciliğin doğasında olan eleştirel akıl, soru sorma gibi özellikler köreldi. Zannedersem dekan bey de yönettiği fakülte üzerinden bu sığlaşmaya kurşun asker taşımak istiyor. Kendisine böyle bir hizmet atfedildiğini zannediyor.
>> Twitter’dan yazdığı iletilerin seviyesi hakkında neler söylemek istersiniz?
İS: Twitter’da kendisine yönelik eleştiri yapanları Ebrehe’nin Ordusu’na benzetti. Bu ordu, Kabe’yi yıkmaya gelen bir orduydu. Üniversiteyi Kâbe gibi gören bir zihniyetle karşı karşıyayız. Üstelik burası İlahiyat veya herhangi bir fakülte değil. İlahiyat dekanı bile böyle karşılamazdı. Metin analizi yaparak başka sonuçlara da ulaşabilir. Dekanın söylemleri hem çok endişe verici hem de trajikomik.

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Haber içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s