İnanç özgürlüğünde ilerleme beklerken gerileme yaşandı

Norveç Helsinki Komitesi İnanç Özgürlüğü Girişimi’nin hazırladığı 2014 raporunda geçen yılki sorunlarda herhangi bir iyileşme yaşanmazken din dersi ve TEOG ile İmam Hatip’e yerleştirme sorunları eklendi

ONUR EREM 13.10.2014

logoİnsan haklarının gerilemey devam ettiği Türkiye’de 2014 inanç özgürlüğü için de karamsar bir yıl oldu. Dün yayınlanan Norveç Helsinki Komitesi İnanç Özgürlüğü Girişimi’nin (NHC:İÖG) Haziran 2013 – Haziran 2014 dönem raporu bu alandaki sorunları kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Geçen yılki raporda bulunan tüm eleştiriler yerini korurken bu sorunların üzerine din dersine dair AİHM kararının uygulanmaması, TEOG ile imam hatiplere yerleştirilen öğrenciler gibi yeni sorunlar eklendi. Rapordaki değerlendirmelerde şunlar yer alıyor:

> Düşünce ve inanç özgürlüğüne dair genel yasalar olsa da mevzuat ve uygulama eksiklikleri ciddi sorunlar yaratıyor.

> Farklı inanç gruplarına karşı nefret söylemine dair yeterli yaptırım yok.

> İnancını değiştirmek isteyen kişiler üzerinde baskı var.

> Kimliklerdeki din hanesi AİHM kararına rağmen kaldırılmadı.

> Vicdani ret hakkı AİHM kararlarına rağmen tanınmadı.

> Şehir planlarında yalnızca cami ve mescitler için yer ayırılması nedeniyle cemevleri ve kiliseler gibi ibadethaneler açılamıyor.

> Okullardaki zorunlu din dersleri AİHM kararlarına rağmen kaldırılmadı. Hristiyan ve Museviler dışındaki gruplar (Aleviler, Ateistler, Bahailer) din derslerinden muaf olamıyor.

> Camiler ve personelleri doğrudan devlet kontrolünde, diğer dinlerin görevlilerinin atanması süreçlerinde de kamu görevlileri müdahalelerde bulunuyor.

dekupe> Farklı inanç gruplarına dair yeni mezarlıklar açmak mümkün değil. Bunun sonucunda örneğin Ateistler Müslüman mezarlığına defnediliyor.

> Gayrimüslim cemaatlerin el konulan mallarının geri iadesi hâlâ sorunlu bir süreç, bu alanda yasal düzenlemeye ihtiyaç var.

> Hiçbir inanç grubu tüzel kişilik kazanamıyor.

Raporda belirtilen sorunların çözülmesi için NHC:İÖG farklı kurumlara tavsiyelerde bulunuyor. Hükümete dair tavsiyelerde bütün bu sorunların yasalarla çözülmesinden sorumlu olanın hükümet olduğu hatırlatılırken çok sayıda yasal değişiklik öneriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na zorunlu din derslerinin kaldırılması, TEOG ile imam hatiplere yerleştirilme sorunun çözülmesi gibi tavsiyeler verilirken belediyelerin farklı inançlara ait ibadet yerleri ve mezarlıklar açılmasının kolaylaştırılması talep ediliyor. Medyaya ise herhangi bir inanç grubunu hedef göstermeden, nefret söylemi kullanmadan yayın yapılması çağrısında bulunuyor NHC:İÖG: “Medya bu sorunların çözümü için farkındalık yaratmalı”.

mine1Kamu görevlileri insan haklarını tanımıyor

NHC:İÖG’nün raportörü Mine Yıldırım’la son bir yıldaki gerilemeleri ve devlet ile hükümet temsilcilerinin eleştirilere verdiği tepkiyi konuştuk. Yıldırım, en büyük gerilemenin herhangi bir iyileşme olmaması olduğunu söylüyor: “Bunun üstüne bir de eğitim alanındaki yeni sorunlar eklendi. Hem çocukların inanç özgürlüğü, hem de ebeveynlerinin çocuklarını yetiştirme özgürlüğü yeni uygulamalarla daha vahim hale geldi”.

‘İNSAN HAKLARINI REDDEDİYORLAR’

Mine Yıldırım, geçen yılki raporun ardından Ankara’ya giderek çok sayıda kamu görevlisiyle görüşmüştü. Bunların arasında Milli Eğitim Bakanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu, İnsan Hakları Kurumu, TBMM İnsan Hakları Komisyonu ve Adalet Bakanlığı da vardı. “Çeşitli tepkiler aldık” diye anlatıyor Yıldırım görüşmeleri, “Sorunların olduğunu, iyileştirmelere ihtiyaç olduğunu kabul eden görevliler var. Ama geri kalan görevliler bu temel insan haklarını tanımıyor. ‘AİHM kararları yanlıştır’ diyerek bütün kapıları kapatıyorlar. Oysa böyle bir yetkileri yok. Eğer Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni imzaladıysanız bu kararları uygulamak zorundasınız. Örneğin Norveç gibi bir ülke bile AİHM’de din dersi nedeniyle mahkum oldu. Ama mahkum olur olmaz yasal değişiklikleri hayata geçirdi.”

TOPLUMSAL BASKININ ÖNEMİ

Mine Yıldırım görüşmelerinde hükümetten hiçbir alanda olumlu sinyal almadığını söylüyor. Çözüm için ise hükümetin mahkeme kararlarını tanımamasına rağmen yasal mücadeleyi devam ettirmek gerektiğini, bir yandan da toplumsal hareketlerin taleplerini yükseltmesi gerektiğini söylüyor: “Yurtdışından gelecek baskılardansa ülke içindeki toplumsal baskıların daha etkili olacağını düşünüyorum. Hükümetten olumlu bir dönüş olmasa da, çözüm için diyaloglarımıza devam edeceğiz”.

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Haber, Söyleşi içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s