Wall Street’ten Gezi Parkı’na

Wall Street’ten Gezi Parkı’na

ABD’deki Occupy Wall Street (OWS) Hareketi’nden Justin Wedes Gezi Direnişi ile OWS’i karşılaştırdı, “Biz de parktan çıkarıldıktan sonra mahalle örgütlenmelerine gitmiştik, en iyi yöntem bu” dedi

ONUR EREM 29.06.2013

ABD’deki Occupy Wall Street (OWS) hareketinin ilk örgütleyicilerinden ve önde gelen isimlerinden Justin Wedes, 1-9 Haziran tarihleri arasında Gezi Parkı’ndaydı. Twitter’da @OccupyWallStNYC adresinin yöneticisi olduğu için polis tarafından ilk gözaltına alınan kişilerden biri olan olan Wedes, bugün hâlâ OWS ve occupy.com’un basın ekibinin en aktif isimlerinden. Wedes ile polis şiddetinden müşterek alanın kullanımına, ana akım medyanın yaklaşımından hükümetlerin tutumu arasındaki farklılığa kadar OWS ve Gezi Direnişi arasındaki benzerlikleri/farklılıkları konuştuk:

>> Türkiye’de hükümet ve destekçileri, ABD’nin OWS’de de benzer bir şiddet kullandığını iddia ediyordu. Sizin maruz kaldığınız şiddeti küçümsemiyorum ancak İstanbul’dakine benzer bir polis şiddeti görmemiştim ben New York’ta. İkisine de tanık olmuş biri olarak aradaki farkı nasıl buldun?

Polis şiddeti kesinlikle İstanbul’da daha fazlaydı. New York polisi de baskıcı, ama onlara çok detaylı bir eğitim veriliyor. Türkiye’de polisin vahşeti insanların daha çok tepki göstermesine, meşru müdafaa hakkını kullanarak direnmesine ve Erdoğan’a daha fazla öfke duymasına yol açtı.

>> OWS katılımcıları ile Gezi Direnişi katılımcıları arasında ne gibi benzerlikler vardı?

İnsanlar arasındaki dayanışma bana OWS’in ilk günlerini hatırlattı. Gezi’de çevreciler, sosyalistler, komünistler, liberterler, ateistler, dindarlar, eşcinseller, apolitikler ve örgütlüler hep birlikte, yan yana mücadele veriyordu. Haysiyet ve ifade özgürlüğü talepleri her zaman geniş kitleler tarafından bir arada desteklenir. Bu açıdan OWS ile, özellikle de ilk günleri ile benzerdi.

PROTESTO VE FESTİVALİN BİRLEŞİMİ

>> Müşterek alanın kullanımı konusunda nasıl benzerlikler gördün?

En dikkat çekici benzerlik kütüphane, sağlık merkezi, ücretsiz yemek ve ihtiyaçların ücretsiz karşılanabildiği diğer standlardı. Bunlar, devlet kapitalizmiyle bastırılan ve hayatımızdan atılmaya çalışılan insanın en doğal ihtiyaçlarını karşılama arzusunun yansıması. İnsanlar birbirine yardım etmekten her zaman mutluluk duyar, ama kapitalizm ve devletler buna tahammül edemez. İki mekan da insanların gerçek insani ilişkiler kurmasına zemin sağladı – insanlar bunu gerçekten özlüyor.

Müşterek alanlardaki en büyük fark ise gerilimdi. Özellikle ilk günlerde parkın sürekli polis tehdidiyle yaşaması, yakın noktalarda çatışmaların sürmesi gibi bir durum OWS’de yoktu. Bir diğer fark da protest kültürle gece hayatının, eğlencenin iç içe geçmesiydi. İstiklal Caddesi’nde yürürken kendi kendime “bu bir protesto mu, yoksa festival mi?” diye sorduğum çok oldu. Aslında ikisinin birleşimiydi!

ANA AKIM MEDYA HER YERDE AYNI

>> Anaakım ABD medyası OWS döneminde nasıl bir yayın yaptı? Polis şiddetine yer verdi mi? Sizi terörist, çapulcu, marjinal, ajan gibi göstermeye çalıştı mı? Alternatif medyanın nasıl etkisi oldu?

Anaakım başlarda bizimle dalga geçiyordu. İlk birkaç gün tamamen yok saydı, sonra da dalga geçen yazılar yayınladı. Liberalizmin kalesi denilen New York Times bile bize karşı çıkan yayınlar yaptı.

Bir süre sonra OWS sosyal medyada görünürlük kazanmaya başlayınca ve internette en çok takip edilen konu haline gelince anaakım bizi görmezden gelemedi. Eğer sosyal medya olmasaydı görmemeye devam edebilirlerdi. Bunu sağlayan şey ise bağımsız gazeteciler, blogcular ve sıradan insanlardı. Eylemin ilk günlerinde medyanın görmeden edemeyeceği yaratıcı eylemleri ve sanat işlerini yapmak çok önemliydi. Hem OWS hem de Gezi bunu başardı.

>> OWS kendi medyasını nasıl yarattı?

Adını eski adı olan Özgürlük Meydanı’na dönüştürdüğümüz Zucotti Parkı’nda OWS medya ekibini kuran insanlardan biri de bendim. Dizüstü bilgisayarlarımızla parktaki masalara oturduk ve içerik yaratmaya başladık: Videolar, resimler, blog yazıları, ses kayıtları, makaleler ve son olarak gerçek bir gazete: Occupied Wall Street Journal. Zamanla bütün bunlar daha gelişmiş ve daha geniş medya ağlarına dönüştü. İnsanlar tecrübelerini bizimle paylaştı, ekipmanlar bağışladı. Bugün ABD’de OWS’in mirası olan yüzlerce bağımsız medya aracından oluşan bir ağ var, dünya genelinde ise bu ağ daha büyük.

OBAMA ERDOĞAN GİBİ HAKARET ETMEDİ

>> ABD’deki büyük partilerin OWS’e yaklaşımı nasıldı? ABD Başkanı Obama size hakaretler edip işlemediğiniz suçlarla size iftira attı mı?

Çoğu siyasi parti ve sendika harekete dahil olmakta geç kaldı ama sonunda neredeyse bütün solun dahil olduğunu söyleyebiliriz. Merkez ve merkez-sağdan Liberterler gibi gruplar da harekete dahil oldu.

Başkanımız ise önce bizi yok saydı. Bize asla hakaret etmedi ama gizli evraklarda bizi terörist olarak etiketlediklerini biliyoruz. Aramıza ajanlar sokarak karışıklık yaratmak, huzurumuzu bozmak ve hareketi sonlandırmak istediler. Bütün bunları 2 yıl önceki gizli belgelerin Bilgi Edinme Hakkı kapsamında açıklanması veya sızdırılması sonucu öğrendik.

SOKAĞA 1 MİLYON KİŞİ ÇIKMIŞTI

>> OWS’e katılan kaç kişi vardı? Bunlardan kaçı polis müdahalesiyle yaralandı?

Ülke çapındaki Occupy eylemlerine katılan kaç kişinin olduğunu tahmin etmek zor ama işgal alınından ayrılmadan çadırlarda kalan 50 bin – 100 bin insan olduğunu biliyoruz. Çadırlarda kalmayanları da katınca yaklaşık bir milyon insan ediyor. Yalnızca eylem günlerinde gelenler ve bize evlerinden destek verenleri de toplayınca bu rakam katlanarak büyüyor.

Eylemlerde kaç kişinin polis tarafından yaralandığına dair elimizde hiçbir veri yok. Yalnızca gözaltı verisi var. O da ülke çapında 8 bin kişinin gözaltına alındığı. Bu insanların çoğu haklarında bir suçlama yapılmadan serbest bırakıldı.

>> Gezi Direnişi başladığında OWS olarak ilk tepkiniz ne oldu?

OWS’deki arkadaşlarımla birlikte ilk gün görüntüleri izlerken şok olduk. Böylesine yoğun bir şiddet uygulanırken Türkiye’de anaakımın hiçbir şey yazmadığını öğrenince çoğumuz Türkiye’ye geldik. Dünyadaki büyük toplumsal hareketler arasında önemli bir dayanışma var: İşgal hareketleri, Öfkeliler, yerli hareketleri, Arap Baharı, kadın hareketleri, çevreci hareketler…

OWS İLE MAHALLE ÖRGÜTLENMELERİ GÜÇLENDİ

>> Özgürlük Meydanı’ndan tahliye edildikten sonra ne oldu? Fiziki işgal sonlandıktan sonra ne bıraktı geriye OWS?

Özgürlük Meydanı’ndan çıkarıldıktan sonra hareketi başka bir şekilde devam ettirmemiz gerektiğini düşünüyorduk. Hepimiz mahallelerimize döndük ve hareketi oralarda örgütlemeye başladık. Komşularımızı ve mahallemizi etkileyen sorunları çözdük. Bu yolla yüzde 99 olarak birbirimize daha da yaklaştık. Buluşmak ve birleşmek için merkezi yerlerde bir araya gelmek de önemli. Bu yüzden arada bir Özgürlük Meydanı’nda bir araya geliyor, eğlenceler düzenliyoruz.

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Söyleşi içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s