Beppe Grillo’nun yükselişi ve İtalya siyasetinin değişimi

NICOLA ZOLIN

BirGün için çeviren: ONUR EREM – onurerem@birgun.net

Dahi ve çılgın bir şov adamı olan Beppe Grillo İtalya’nın on yıllardır beklediği bir siyasi figür: Karizmatik, toplumdaki büyük güçleri ve var olan yapıları sarsmaktan korkmayan, insanları değişime inandıran, siyaseti taviz verme oyunundan çıkartıp tekrardan ideallerin peşinden koşma aracına dönüştürmek isteyen bir lider.

Grillo son yıllarda komedyenlikten politik aktivistliğe yavaş yavaş geçmeye başlamıştı. Hitabeti çok iyi bilmesi sayesinde insanların duygularını harekete geçiren, enerjik konuşmalarla halkı etrafında toplayabileceğini görmesi uzun sürmedi. Bir süre sonra, eskiden kapitalizmi ve toplumdaki adaletsizliği eleştirdiği gösterileriyle tiyatrolarda topladığı kalabalığın onlarca katını meydanlarda toplayabilen bir siyasi figür haline geldi.

Berlusconi rejimi tarafından afaroz edilen ve devlet televizyonlarına çıkması yasaklanan Beppe Grillo, devletin kolunun uzanamayacağı ve yeni nesilin en çok kullandığı mecra olan interneti kullanmaya başladı. 2005 yılında açtığı blogu, her gün binlerce insan tarafından okunur hale geldi. Bu blogun etrafında örgütlenmeye başlayan bir grup insan, bugünkü 5 Yıldız Hareketi’nin temeli oldu. Hedeflerini ise şöyle açıklamışlardı: Günümüz parlamentosundaki herkesi, bütün çıkar gruplarını ve yönetici sınıfı yerinden ederek onların yerine kamu yararını düşünen sıradan insanları getirmek.

İLK SEÇİMİNDE BİRİNCİ OLDU

Zamanla birlikte siyasetçilerin maaşlarını azaltmak, her yurttaşa Yurttaşlık Maaşı bağlamak, vergi dairesini feshetmek gibi sıradışı hedefler 5 Yıldız Hareketi’nin vaatleri arasına girdi. Yerel seçimlerde beklenmedik oranda oy alan hareket, en büyük sürprizini ise katıldığı ilk genel seçim olan 2013 Genel Seçimi’nde yaptı. Eski yönetici sınıfından ve onların yıkım getiren politikalarından sıkılan, ekonomik krizin faturasını ödeyen, sistemden umudunu kesen insanların oylarını almayı başaran 5 Yıldız hareketi, yüzde 25 ile seçimin en çok oy alan partisi oldu.

İktidara gelirse ne kadar refah getireceği, ideolojik temellerinin ne kadar güçlü olduğu tartışmalı olsa da Grillo’nun başarısı devrimci bir sanat eseri gibiydi. Sistemi bozmak ve yıkmak için yola çıktı ve sonunda bunu gerçekten başardı. Şubat ayındaki seçimden önce birbirlerinin çıkarlarına zarar vermeden gücü paylaşıyor, elitlerin ve büyük ekonomi güçlerinin arzularını yerine getiren bir merkez sol – merkez sağ dayanışması vardı. Grillo önce seçimde birinci olarak, ardından seçimde en çok oy alan merkez sol ve merkez sağ seçim ittifakları ile koalisyona girmeyi reddederek sistemi tıkadı.

İtalya siyasi sisteminde benzer büyüklükte bir kriz 1994 yılında yaşanmıştı. Milletvekillerinin yarısından fazlasının hakkında yolsuzluk davası olması meclisin meşruiyetini ortadan kaldırmış ve bütün siyasi partiler çökmüştü. Bu yıkımın ardından kurulan partiler gerçek bir değişim sağlamayı başaramamış, hükümeti ele geçiren merkez sağ Berlusconi ortadaki kaosu kendi hükümranlığını kurmak için kullanmıştı. Bu süreçte merkez sol koalisyonlar karizmatik bir lider çıkarmayı başaramadığı gibi, parti içindeki fraksiyonları bir arada tutmakta bile zorlanır hale gelmişti.

UZLAŞMAZ TAVIR OY KAYBETTİRİR Mİ?

Bu sistemin yarattığı siyasal ve ahlaki kördüğümü sadece bu yılki gibi bir seçim sonucu çözebilirdi. Ancak Grillo’nun diğer bütün partileri eski sistemin bir parçası olarak gören ve onlarla ittifak yapmayı reddeden tavrı, kendi sonunu da hazırlayabilir. Zira anketler, halkın gerçekten sistemde büyük değişimler arzuladığını gösteriyor. Özellikle gençler, ülkenin daha genç bir yönetime (seçimden önceki Monti hükümetinde ortalama yaş 64 iken, en genç üye 57 yaşındaydı) sahip olmasını arzuluyor. 5 Yıldız Hareketi’nin içinde İtalyan Sosyalist Partisi ve eko-sosyalist Sol Ekoloji Özgürlük Partisi’nin de yer aldığı sol seçim ittifakı ile hükümet kurması, halkın arzuladığı bu değişimlerin ve reformların gerçekleşmesini sağlayabilirdi. 5 Yıldız Hareketi koalisyona yanaşmadığı için hükümet kurulamadığından Haziran ayında yeni seçimlerin yapılması bekleniyor. Bu seçimlerde 5 Yıldız’a oy verenlerin, onun uzlaşmaz tavrından vazgeçerek başka partilere oy verme ihtimali bulunuyor.

5 Yıldız Hareketi’nden umudunu kesen sol ittifakın, “ülkenin istikrarı açısından” Berlusconi’nin liderlik ettiği merkez sağ ittifak ile koalisyon görüşmelerine girmesi sol ittifak içinde ideolojik bir kriz yarattığı gibi, kimilerine göre 5 Yıldız Hareketi’nin gözü iktidardan başka bir şey görmeyen eski siyasetçilerden oluşan sol ittifak ile koalisyona girememesinin ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Eğer merkez sap – merkez sol ittifakı gerçekleşirse, İtalya’yı son 20 yılda yıkıma getirmiş olan zihniyetin olduğu gibi devam edecekti. Ancak tehlike geçmiş değil, merkez sağ ve merkez sol arasındaki görüşmeler devam ediyor.

AKİL ADAMLAR HERYERDE!

Ülkedeki bu siyasi kaosa kayıtsız kalmayan İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, Haziran’da yapılması beklenen seçimlere kadar kurumlarda ve ekonomide reformlar yapması için 10 erkekten oluşan Akil Adamlar Komisyonu kurdu. Hepsinin yaşlı erkekler olmasının yanı sıra, beşinin var olan çürümüş siyasi sistemin temsilcilerinden, diğer beşinin de AB ve İtalya’daki ekonomik kurumların ve bankaların yöneticilerinden seçilmesi halkı tatmin etmedi.

Bugünkü tabloda, 5 Yıldız Hareketi ülkeyi yönetme arzusunda olan bir partidense bir protesto hareketine benziyor. Grillo yayınladığı makalelerle diğer siyasi partileri eleştirmeye devam ederken “”Eski düzenin tüm temsilcileri koltuklarından ayrılıncaya kadar ortada ittifak yapmaya layık kimse yoktur” diyor. Grillo, önümüzdeki seçimlerde halktan daha fazla oy talep ederken yerel yönetimlerin yapısını değiştireceğini ve bir referandum yaparak İtalya halkına “Avro Bölgesi’nde kalalım mı, çekilelim mi?” diye soracağını söylüyor.

İtalyanlar seçimin ardından gerçek bir değişim sağlayacak bir hükümetin çıkmaması nedeniyle hayal kırıklığına uğradı ve isteklerini gerçeğe dönüştüremeyen siyasete yabancılaştı. İtalya’daki siyasi düzlemdeki fay hatlarının sayısı bu seçimle birlikte daha da arttı. Her an 1994’teki gibi büyük bir deprem olabilir. Bu depremin ardından nasıl bir düzenin kurulacağını bilemeyiz ama günümüzdeki düzenden daha kötü bir şey kurulabilmek gerçekten sıradışı bir çaba ister.

Reklamlar

About onurerem

journalist @ birgün newspaper. twitter.com/onurerem
Bu yazı Çeviri içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s