Shopping Fest’e karşı Taksim’de takas pazarı

06.19.2014

Alışveriş çılgınlığını artırmak için her yıl İstanbul’da yapılan Shoppng Fest, bu yıl Bombalara Karşı Sofralar tarafından takas pazarıyla protesto edilecek. İnsanlar “Yeter alışveriş yeter, eldekiler herkee yeter” sloganıyla Cuma günü 15:00-18:00 saatleri arasında Taksim Meydanı’nın İstiklal Caddesi tarafına bakan dev Shopping Fest kapısının altında kurulacak takas pazarında buluşarak dayatılan alışveriş kültürüne bir alternatif sunacak. Etkinliğin çağrı metninde tekstil sektörünün Bangladeş’te işlediği iş cinayetlerine dikkat çekilirken şu ifadeler yer alıyor: “Kapitalizm suçludur; ama topu böyle taca atamayız. Aldığımız şeyin içinde kan, yenmiş hak var mı düşünebiliriz. Buralarda mı üretildi, yoksa dünyanın öbür ucundan havaya zehir saçarak mı getirildi sorup öğrenebiliriz. Uzun süredir aradığınız bir şey mi var? Muhtemelen yeni çıkan telefon değil o; ertesi sabah 6’da işe koşma derdi olmadan sevdiklerinizle yüz yüze sohbet etme ihtiyacı olabilir. Ayakkabıların indirime girmesi başınızı mı döndürdü? Belki de aynı ayakkabıları takas pazarında bedava bulabileceğinizi düşünmediğiniz içindir. Biz diyoruz ki satın almadan yaşamak mümkün. Hemen veya yavaş yavaş para aramızdan çıkabilir. Eksik olan dayanışmamız ve sabrımız. Elde olan yeter, yetmezse tamir edebilir veya yenisini yapmayı öğrenebiliriz. İkinci el alabiliriz, internetteki Freecycle’dan bedava alabiliriz, sokakta bedava bulabiliriz, arkadaşla takas edebiliriz veya kullanmadığımızı karşılıksız verebiliriz. İşe komşumuz aç mı tok mu sorarak başlayalım. Her yere bostanlar, takas pazarları ve sofralar kuralım”.

Haber içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

GABRIELLE ZIMMER: AKP varken AB zor

GABRIELLE ZIMMER: AKP varken AB zor

ONUR EREM – BRÜKSEL | 19.02.2014

Avrupa Parlamentosu’nda sosyalist ve komünist partilerin bir araya gelerek oluşturduğu Avrupalı Birleşik Sol – Kuzeyli Yeşil Solu (ABS-KYS) grubunun lideri Gabriele Zimmer BirGün’e Türkiye’nin AB üyeliğiyle ilgili özel açıklamalarda bulundu. AKP’nin ülkedeki demokrasiyi geliştirmesi gerekirken ısrarla tam tersini yaptığını söyleyen Zimmer “Özellikle son yıllarda AKP’nin demokrasi karnesi gittikçe kötüleşiyor. Başbakan Erdoğan’ın söylemi, bu durumun yakın gelecekte de düzelmeyeceğini gösteriyor” dedi. Recep Tayyip Erdoğan’ın Brüksel ziyareti sırasında gerçekleştirilen kapalı oturuma da katılan Zimmer “Toplantıda kendine yöneltilen onca eleştiriye rağmen Erdoğan yaptıklarının arkasında, sürekli kendini savunuyor ve hatası olmadığını iddia ediyor” diye konuştu.

REFORM OLURSA DESTEK VAR

Şu anda grup olarak Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduklarını söyleyen Zimmer “Bizim karşı çıkış noktamız Hristiyan Demokratlardan farklı. Onlar dini ve etnik gerekçelerle karşı çıkıyor. Biz ise Türkiye’nin yeterince demokratik bir ülke olmadığını düşünüyoruz. Türkiye AB üyeliği için yasal demokratik reformlarını tamamladığı gün Türkiye’nin üyeliğini destekleyeceğiz. Şu anda AB üyeliği, Türkiye’nin demokratikleşmesi için sahip olduğu en büyük motivasyon” dedi.

AKP’NİN EKSEN KAYMASI

Birkaç yıl önceye kadar her konferansta, her söyleşide Türkiye’nin üyeliğiyle ilgili sorular aldığını söyleyen Gabriele Zimmer, AKP’nin AB rotasından çıkması nedeniyle artık Türkiye’nin üyeliğinin kimsenin tartışmadığı ve sormadığı bir konu haline geldiğini belirtti. Görüşmelerin tıkanmasının ana nedeni olarak AKP’yi gösteren Zimmer “Müzakerelerin tekrar canlanması için AKP’nin politikalarını değiştirmesi lazım. Ama bu olacak gibi gözükmüyor. Zaten Erdoğan AB’nin öncelikleri olmadığını, Şanghay İşbirliği Örgütü’nü AB’ye tercih edeceklerini açıkladı. Bunlara bakınca AKP genel seçimlerde iktidarı kaybetmesi müzakerelerin hızlanmasına da vesile olabilir” ifadelerini kullandı.

ABS-KYS nedir?

Avrupa Birleşik Sol – Kuzeyli Yeşil Solu, farklı ülkelerde Avrupa Parlamentosu seçimlerine giren sosyalist-komünist partilerin Avrupa Parlamentosu’nda birlikte çalıştıkları grubun adıdır. 2009 seçiminin ardından 766 sandalyeli Avrupa Parlamentosu’nda 36 sandalye alarak sayısal olarak 5. büyük grup haline gelen ABS-KYS’nin Mayıs 2014’teki seçimde SYRIZA’nın da etkisiyle sandalye sayısını 56’ya artırması bekleniyor.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

SYRIZA Türk-Yunan barış projeleri için geldi

SYRIZA Türk-Yunan barış projeleri için geldi

ONUR EREM 15.02.2014

SYRIZA Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkanı Panos Trigazis, geçen hafta geldiği İstanbul’da çok sayıda örgütle temasta bulunarak farklı ortak projeler geliştirmek için girişimlerde bulundu. Önce Avrupa Sol Partisi’ndeki grupdaşı Özgürlük ve Dayanışma Partisi temsilcileri ile görüşen Trigazis, ardından Nazım Hikmet Vakfı yöneticileriyle bir araya geldi.

NAZIM HİKMET PROGRAMI

Selanik doğumlu olan Nazım Hikmet’in, Türkiye ve Yunanistan halkları arasındaki ilişkiyi geliştirmek için sembol isimlerden biri olduğunu konuşan taraflar sonbahardan başlayarak her yıl Selanik’te ortak etkinlikler düzenlemek konuşunda anlaştı.

SARAYBOSNA’DA BARIŞ TOPLANTISI

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu ve Vicdani Ret Derneği temsilcileriyle de bir araya gelen Trigazis, 6-9 Haziran tarihleri arasında Bosna Hersek’teki Saraybosna’da gerçekleşecek barış konferansına Türkiye’den katılım için destek verdi. 1. Dünya Savaşı’nın 100. yılı nedeniyle yapılacak bu konferansa Türkiye’den katılım olmasının önemine dikkat çeken Panos Trigazis katılımcıların bir “barış otobüsü” ile İstanbul-Selanik-Üsküp-Belgrad-Saraybosna yolunu izleyerek yol boyunca etkinlikler yapabileceğini anlattı.

DİSK BAŞKANI BEKO’YLA GÖRÜŞME

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Kani Beko ile de görüşen SYRIZA temsilcisi DİSK’in bu barış otobüsüne maddi destek vermesi için girişimlerde bulundu. Kemal Türkler dahil olmak üzere tüm DİSK başkanlarını yakından tanıdığını ifade eden Trigazis, Beko ile bu etkinlikten bağımsız olarak Balkanlar çapında yapılabilecek ortak etkinlikler hakkında da planlar yaptı.

Panos Trigazis son olarak Ekümenik Patrik Bartholomeos ile görüştükten sonra ülkesine döndü.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

‘Vicdani ret bir haktır, ama Murat Kanatlı kullanamaz!’

ONUR EREM – KIBRIS – 04.02.2014

KKTC’de vicdani retçi Murat Kanatlı’nın davası dün devam etti. Murat Kanatlı’nın avukatı Öncel Polili yaptığı savunmada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler’in kararlarına değinerek, bu kararların Anayasa’dan üstün olduğunu ve Murat Kanatlı’nın askerlik veya hizmeti yapmayı reddetme hakkı olduğunu söyledi. Murat Kanatlı’nın daha önce askerlik yapmasının retçi olmasına engel olmadığını, hayatın dinamik olduğunu ve düşüncelerin değişebileceğini söyleyen Polili, Kanatlı’nın yıllardır vicdani ret konusunda açıklamalar yaptığını, uluslararası toplantılar örgütlediğini belirtti.

Savcılık ise hitabında vicdani reddin uluslararası anlaşmalarla tanınan bir hak olduğunu kabul ederken Murat Kanatlı’nın bu haktan yararlanamayacağını söyledi. “Murat Kanatlı’nın vicdani retçi olduğunu ispatlaması lazım ve bizim kanaatimize göre ispatlayamamıştır. Eğer retçi olsaydı daha önce askerlik yapmaz, seferberliğe katılmazdı. 2009 yılında ne oldu da bir anda vicdanı 1 günlük seferberlik hizmetini yapamayacak şekilde değişti” dedi ve Kanatlı’nın ifadesinde de belirttiği gibi Kıbrıs’ın savaş halinde olduğunu ve bu nedenle vicdani ret hakkının kullanımının kısıtlanabileceğini iddia etti. Duruşma 25 Şubat’a ertelendi.

NE OLMUŞTU?

Her yıl 1 günlük zorunlu askerliğin olduğu KKTC’de Murat Kanatlı 2009 yılından itibaren bu “seferberlik eğitimi”ne katılmayı reddetmiş, Kanatlı hakkında her yıl için ayrı bir dava açılmıştı. Kanatlı’nın talebi üzerine davalar sonuçlanmadan Anayasa Mahkemesi’ne devredilmiş, AYM uluslararası anlaşmalara göre KKTC’de vicdani reddin bir hak olduğunu ancak Anayasa’nın bu hakkı tanımadığını söyleyerek davayı tekrar görülmek üzere mahkemeye göndermişti.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Akdenizli savaş karşıtları dikenli tellerin arasında buluştu

Akdenizli savaş karşıtları dikenli tellerin arasında buluştu

Doğu Akdeniz bölgesindeki 7 ülkeden vicdani retçiler ve savaş karşıtları Kıbrıs adasını bölen askersiz bölgede bir araya geldi. Çok sayıda başlığın tartışıldığı Cuma’dan Pazartesi’ye kadar süren buluşmadan bölgenin ortak sorunlarına karşı ortak mücadele kararı çıktı

ONUR EREM 02.03.2014

Doğu Akdeniz bölgesinin savaş karşıtı ve vicdani ret örgütleri geçen haftasonu Kıbrıs’taydı. Cuma başlayan ve Pazartesi sonlanan buluşma Yeşil Bölge olarak da bilinen, Kıbrıs Cumhuriyeti ve KKTC’nin askeri bölgelerinin arasında yer alan askersiz bölgede gerçekleşti. Her tarafında askerler bulunan, tel örgülerle çevrelenmiş bir askersiz bölgede gerçekleşen buluşma, savaş karşıtlarının neden savaşa karşı çıktığının canlı örneğiydi. Kıbrıs Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan, İsrail, Filistin ve Mısır’dan gelen örgüt temsilcileri ve bireyler diğer ülkelerdeki benzer sorunları öğrenme ve ortak mücadele zemini arama fırsatı buldu.

TÜM BÖLGEDE ZORUNLU HİZMET

Doğu Akdeni Vidani Ret Ağı adı altında bir araya gelen aktivistler öncelikle ülkelerindeki duruma dair bilgi paylaşımında bulundu. Bölgede zorunlu askerlik olmayan tek ülke Filistin. Yunanistan yasada tanıdığı vicdani ret hakkını pratikte sınırlıyor, “askeri konsey”den izin alamayan kimseye ret hakkı vermiyor. Kıbrıs Cumhuriyeti’nde ise cezalandırıcı (3 yıl süren) sivil hizmet uygulaması var.

TEHDİT SÖYLEMİ VE MİLİTERLEŞME

Bölgedeki ülkelerin en önemli özelliği ise birbirini tehdit olarak gösteren hükümetlere sahip olması. Mısır-İsrail, İsrail-Türkiye, Türkiye-Yunanistan gerginliklerinin yaşandığı bölgede hükümetler kendi yarattıkları gerginliği toplumlarını militerleştirmek ve zorunlu hizmeti sürdürmek için kullanıyor. Bütün ülkelerde ciddi bir militerleşme var. Askerler ve silahlı kuvvetler ya iktidarda, ya iktidarı etkiliyor ya da toplumdaki çatışmaları körüklüyor.

‘KAÇAK’ ÇOK, RETÇİ AZ

Temsilcilerin konuştuğu bir diğer konu ise ülkelerinde çok sayıda asker kaçağı olmasına rağmen vicdani ret ilan edenlerin sayısının azlığıydı. Vicdani retçilerin sayısının artırılması için daha kapsayıcı olma yöntemlerini tartışan temsilciler, vicdani ret ilan etmeyen asker kaçaklarının da militer sisteme direnerek önemli bir iş yaptığı sonucuna vardı. Alınan kararlardan biri de, ülkelere dönünce asker kaçaklarını olumlayacak çalışmalar yapmaktı.

“SADECE SOLDAN KONUŞUYORUZ”

Buluşmaya katılanların dikkat çektiği bir diğer konu ise ülkelerinde vicdani reddi yalnızca sol partiler ve hareketler aracılığıyla meclis ve toplum gündemine taşımaya çalıştıklarıydı. Toplantıya gözlemci olarak katılan Avrupa Vicdani Ret Bürosu’nun Birleşmiş Milletler Temsilcisi Derek Brett ise zorunlu askerliğin Batı Avrupa’da nasıl sonlandığına dikkat çekerek bunun bölgede de kullanılabileceğini sölyedi: “İlk başta zorunlu askerlik sistemini kaldırmak isteyenler yalnızca sol partilerdi. Sağ partiler ise teklif karşı taraftan geldiği için otomatik olarak bunun karşısında konumlandırıyordu. Ne zaman ki bu sistemin saçmalığını siyasi yelpazenin tümüne anlatabildik, o zaman vicdani ret yasallaştı”.

AYNI ANDA TÜM BÖLGEDE EYLEM

Toplantıya katılan örgüt temsilcileri bölgedeki zorunlu hizmete ve zorunlu askerliğe karşı aynı gün aynı saatte sokağa çıkarak eylemler yapmaya karar verdi. Vicdani retçi ve asker kaçaklarının gözaltına alınması veya tutuklanması durumunda eş zamanlı eylem yapmanın yanı sıra, zorunlu hizmet sisteminin kaldırılması için de düzenli olarak simültane eylemler yapma kararı alındı. Doğu Akdeniz Vicdani Ret Ağı üyeleri ayrıca ortak bir internet sitesi açarak ülkelerindeki gelişmeleri İngilizce olarak dünyayla ve bölgeyle paylaşacak.

FOTOALTI:

30 vicdani retçi ve savaş karşıtının bir araya geldiği etkinlikte eksikler de vardı. Türkiye, Yunanistan, Filistin ve Mısır’dan çok sayıda retçi toplantıya katılmak istemesine rağmen pasaport alamadıkları, vize alamadıkları veya havaalanına giderken yolları kesildiği için Kıbrıs’a gelemedi.

Haber içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın